El Latif İsminin Yorumu

Yaşamımızda , insanların yaşamlarında ve davranışlarında görebileceğimiz ufukların çok ötesinde hiç kimsenin bilemeyeceği ve anlayamayacağı yerler vardır . Bu alanlar yaratılmışlar için karanlık olduğundan insanların yaşamlarındaki ve davranışlarındaki bilinmeyen noktalara diğer insanların yaklaşımının hiç şüphesiz anlayış gösterme inceliğe üzere kurgulanmalıdır . Duyguyu anlatması ve genel olması açısından önemli bir örneği giriş kısmına alalım . İnsanların başarabildikleri ve başaramadıkları sahneler vardır hayatlarında ve diğer insanlar bu başarısız alanlara zaman zaman değinirler , bizde elimizden geldiğince neden bu sonuçların elde edildiğini açıklamaya çalışırız . Ancak bazen bu sorgulama sahneleri dozunu aşan duygularla karşılanır yüreğimizde ve çevremize elde edilen sonuçların gerekçelerini anlatmakta büyük zorluklar çekebiliriz . İşte insanların yaşamınızdaki olumsuz gelişmeler konusunda , anlayıştan yoksun bir biçimde üzerinize geldiğini düşünmeye başladığınızda El Latif ismi tek sığınılacak limandır , çünkü her yaşananın inceliklerini bilen Allah’tır ve insanlardan anlayış konusunda çok şey beklemenin imkansız olduğunu düşündüren vehimler de batıl birer benlik tuzağıdır .

Nezaket ve incelik insanların bir birlerinden tüm ilişkileri süresince bekledikleri yegane davranış biçimidir . Bunlardan ayrılarak düşüncesizlikler alemine bir yolculuğun başladığına dair vehimler yüreğimizde belirdiğinde benliğimiz bizi aslında kötü düşünce sahibi , kötü kalpli diyebileceğimiz şeytanın avukatlığını yapan bir kimliğe dönüştürmek istemektedir . Bu duruma çok dikkat etmeliyiz çünkü günlük yaşantımızda çok sık karşımıza çıkmaktadır . Yeni açılan iş yerinize ortağınızın ilk günlerde çok sayıda arkadaşının geldiğini ve sizinde bundan yavaş yavaş rahatsız olmaya başladığınızı farz edelim . Bir şirket toplantısı esnasında kapı çalınarak aynı arkadaşınızın misafirleri olduğu haber verildiğinde , kendinizi tutamayarak “olmasaydı çok şaşırırdım” gibi bir ifade kullandığınızı düşünelim . İşte bu andan itibaren tüm anlayış kapıları kapatılarak ortağınızla sizi şeytanın avukatlığını yapan bir tartışmaya sürükleyecek benlikler eğilimi ortaya çıkacak ve her söylenen karşındakinin aleyhine kullanılacak bir kinayeye dönüşecektir .

Anlayış ve davranış inceliği , eğer arkadaşınızın sürekli misafirleri oluşu , şirkete ve içindekilere karşı bir nezaketsizlik ve kabalık olarak hissettiriyorsa , ona lisanı münasiple bunu durumu belirtme şeklinde olmasını gerektirir . Onun da sizin “olmasaydı şaşırırdım” beyanınızı , gerçeği hatırlatan küçük bir espri olarak alması , farkında olmanın en ince tezahürüdür . Bu tavır günlerce sürebilecek bir illüzyonu başlamadan bitirecektir .

Günlük yaşamda her an karşımıza çıkabilen söz konusu , davranışları kabalık olarak algılatma illüzyonu , ilişkilerin düzenlenmesinde hayati önem taşıyan bir haldir ve çok dikkat edilmelidir . Alacağınız olan bir arkadaşınıza sebepsiz uğradığınız bir öğle vakti , arkadaşınız televizyon reklamlarında son günlerde sıkça çıkan ” yine mi sen ” sloganını karşı dükkandaki komşusuna söyleyip şaka yapmaktadır . Eğer siz bu hali size karşı yapılmış bir kabalık olarak alıp içerler iseniz , davranışlarınız buna karşılık vermek şeklinde oluşacaktır ve biz buna şeytanın avukatlığını yapmak demekteyiz . Örneğin içinizden nefsin şöyle dediği duyulur , ben yine böyle bir günde gelip seni hacizcilerin elinden kurtarmıştım . İşte bu incelik yoksunu düşünceler benliğe aittir .

Yine söz konusu düşüncelerin arasında karşımızdakinin anlayış inceliğinden yoksun olduğunu düşündüren beyanların zihnimize yansıdığı dönemler olabilir . Örneğin içimizden bazen karşımızdakine sen entelektüel olamazsın gibi beyanlar geçebilir . Bu insanlığın genel konularda ulaşmış olduğu düşünce inceliklerini sen kavrayamazsın demenin bir başka yoludur . Hiç kimsenin karşısındakini böyle yargılama hakkı olmadığı açıktır .

Anlayış beklemekte konunun ayrı bir yönüdür . Yönetim binasındaki odanızda çok yoğun bir çalışma gününde içeri giren tanımadığınız biri sanki kendi işinin önce görülmesini ister bir halde size bir şey soracak gibi olur ve sizde durumu anlayıp sert bir biçimde ” söyle ” dersiniz . Gelenin soracağı çok basit ve kısa bir soru olduğu anlaşılınca siz üzülerek neden böyle sert bir ifade kullandığınızı açıklamaya yönelik sözler etmeye başlarsınız . Diğer bir ifade ile insanların anlayışına sığınmaya çalışırsınız . Siz çok yoğun olduğunuzdan bir anlık tepkinizi insanlar anlayışla karşılamalıdır . Gelenin başkalarının hakkına tecavüz eden tavrının gerçek olmadığı da anlayış çerçevesinin içine girmiştir . İnsanların davranış inceliği konusundaki hallerinin gerçeğini de Allah El Latif olarak bilir , biz tüm bu durumlarda söz konusu isme müracaat etmeliyiz .