El Kebir İsminin Yorumu

İnsanlardan , onların kendisini ifade biçiminden , hayatla baş edememekten korkmak sıklıkla yaşadığımız bir duygusal eğilimdir. İlişki içerisinde olduğumuz çevremizdeki bireylerin , yaşamın karanlık noktalarındaki varlığının hayali yada tahayyülü , onlardan zarar görebileceğimiz konusunda tedirginlikler yaratabilir çoğu zaman  . İlişkilerimiz ve hayata katılışımız her zaman sorunsuz bir akışla sürmez. Bazen insanlarla sert tartışmalar yaşadığımız da olur, onlarla karşı karşıya gelebiliriz. Meseleye baktığımız tarafın kendi çıkarlarımızı koruma noktasında da olsa, hakkaniyet çerçevesinde biçimlenmesi gerekliliği açıktır ancak hep istediğimiz şekilde nihayetlenmez kişisel ilişkiler.

Duygularımızı mercek altına alarak yapabileceğimiz küçük bir gözlemle , karşımızdakilerden zarar görebileceğimizi hissettiğimizde göğsümüzün daraldığını ve yutkunma gereği duyduğumuzu görürüz. Söz konusu bu hal kendimizin tehdit altında olduğunu ve karşımızdakinin bize zarar verebileceğini vehmettiğimiz zamanlarda ortaya çıkar , hiç şüphesiz söz konusu duygunun faili de benliğimiz , nefsimizdir. Çevresini vehim mertebesinde tehlikeli sınıflardan oluşan bir dünya olarak resmeden nefsin yapmaya çalıştığı , korku duygusu aracılığı ile insanda hak konusundaki cesareti yok etmektir.

Çok güçlü bir ailenin işlettiği galeriden taksitle araba aldığımızı varsayalım. Ödemelerimizi düzgün bir biçimde yaparken , hali hazırdaki işlerimizde önemli bir kötüye gidişin ortaya çıkışı ile bir kaç taksitin aksaması söz konusu olsa. Eninde sonunda galeri sahibi ile mutlaka karşılaşacağımız mutlaktır ve bu durumda bir araya gelme esnasında ciddi görüş ayrılıkları sonucu tartışmaların çıkabileceği de muhtemeldir. Devamı da şöyle gelir ihtimalen , arabanın gerçek sahibi ödemelerimizi yapmazsak ödemeler konusunda bizi sıkıştıracağına dair beyanlarda bulunabilir.

Buraya kadar olanlar aslında gayet normal sayılabilecek şeylerdir ve insanlar aralarında tartışsalar da bir çözüm yolu bulmada beceriklidirler. Ancak insanın benliği eve döndüğünde onu öyle bir senaryo ile karşılar ki insan korku tünellerinde gezinmeye başlar. Galeri sahibinin ” bu ödemeyi en kısa süre içerisinde yapmazsan seni üzerim ” şeklindeki bir cümlesini şöyle tercüme eder , bu adamlar çok güçlü her türlü şiddeti uygulayabilecek karanlık kişilerle ilişkileri vardır , adam resmen beni aba altından tehdit etti ve tehlike altında olduğumu hissettirdi şeklinde düşünmeye başlamamız uzun sürmez. “Seni üzerim” vurgusu galeri sahibinin bir tehdidine dönüşmüş, en azından hukuki yollara müracaat edebilirim hafifletici kastı görmezden gelinerek, bana zarar verebileceğine dair tehlike algısı zihnimizde yer almıştır.  

Nefsin bu tip vehimler düzeyinde yarattığı tehdit algıları ile sıklıkla karşılaşırız. Sert ifadelerle konuşan bir erkek sesi diğer bir erkek için tehdit içeriğine dönüştürülebilir benlik aracılığı ile. İş ilişkisi içerisinde ve borçlu olduğunuz arkadaşlarınızdan biri, alacaklı olduğu bir müşterisi ile sert bir yüz ifadesi ve yine sert konuşma biçimi ile konuşurken, bu durumu aynı zamanda size de yöneltilmiş bir tehdit olarak olarak üzerinize almanız, benliğinizin size oynadığı tehlikeli bir duruma doğru yöneliyorum illüzyonudur. İşte bu tip yüreğimizi daraltan ve korku ile tükürük bezlerimizin çalışmasına neden olan sahte tehdit algılarını Allah’ın El Kebir İsmi ile bertaraf etmeliyiz.