Ana sayfa Algı Algılar ve Gerçekler

Algılar ve Gerçekler

1187
0
PAYLAŞ

Algılar ve Gerçekler

İnsan , iç alemindeki manevi unsurların arasındaki ilişkilerin bir sonucudur . Başka bir ifade ile söz konusu unsurları ne kadar iyi yönetebildiği ile ilgilidir insanlığı . Söz konusu algılar ve gerçekler arasındaki çatışmanın davranışa dönüştürülmesi insan için hayati önem taşımaktadır .

İçinde yaşadığımız ve yine bizim yarattığımız kavramlar alemi , hiç şüphesiz ki insanın iç ilişkilerinin davranışlara dönüşen sonucunun evrene yansımasıdır . Başkalarının sahip olduğu şeylere özenerek davranışlarını düzenleyen bir insanın benliği onu hırslarla , küçük görmelerle , gurur ve kibirle örülmüş bir kişiliğin aynası yapmak ister .

Bu sebeple iç alemimizin sesini büyük bir dikkatle dinlememiz gerekir ve en önemli kısmı da o sesin bulunduğu frekanstan gelen yayını çok iyi tercüme edebilmeli ve isimlendirmeliyiz .

Benliğimiz kullandığı yöntemle , günlük iletişim dilimizin içine öylesine ilüzyonlarla sızmaktadır ki , konuştuğumuz konunun anlamını kendi eğilimlerinin kurbanı etmek için hazırlanmış , inanılmaz bir kurgunun varlığını , cümlelerimizde karşılaştırma yani kıyas ifade eden kavramları irdelerken görmekteyiz .

Şunu ısrarla göz önünde bulundurmamız gerekir ki , benliğimiz kendi yönetiminde olan yanıltıcı bir kavramlar alemini duygu , düşünce ve psikolojimizin içinde yaşatmaktadır ve kendisine özgü bir dili olduğu da inkar edilemez bir gerçektir .

Bir insanın çok güzel arabası olan arkadaşını anlık olarak kıskançlık duygusu ile algılaması zannedildiği kadar masum bir resim değildir . Söz konusu kıskançlık derinlerde öylesine girift bir kurgunun basitçe hissedilmesidir ki , insan arka planını anlamaya çalıştığı zaman dehşete düşer . Tüm insanların gözlerinin sizin üzerinizde olduğunu hissettiğiniz ya da dünyanın sizin etrafınızda döndüğünü zannettiğiniz anda algıladığınız duygularınızla kıskançlık hissinin hiç ilgisi olduğunu düşündüğünüz oldu mu ?

Bu sorunun cevabı dikkatli gözler için evet olmalıdır . Anlatılan duyguların çerçevesi , günlük yaşamda benlik olarak ifade ettiğimiz , özünde felsefi manada ben denilen manevi yönümüzün kimlik kartını işaret etmektedir .

Benliğimizin eğilimlerinin şekillenerek dile dökülmesi , benim yazılarımın temel bakış açısı olacak ve İslam sufizminde bu konu ile ilgili ileri sürülen öğretinin rehberliğinde anlık olarak oluşan ve benliğimizin kaynaklık ettiği , duygu ve düşüncelerimizde tespit ettiğimiz bu yansımalara , nispeten farklı bir bakış açısı ile ve Allah’ın İsimleri esas alınarak çözümler üretilmeye çalışılarak , ilahi frekansın varlığı anlaşılmaya gayret edilecektir .

İnsanın metafizik boyutunda bir birinden farklı manevi unsurların ilişkisini de sufismin yorumu ile irdeleyerek , elde edilen veriler değerlemelerinize sunulacaktır . Örneğin bir insanın gönül aleminde üstünlüğü kabul edilmiş bir yaratıcının varlığına inanması sonucu oluşturacağı davranışlarına benliği nasıl müdahale edecektir . Kendisi üstünlük manasında kimseye yaşama alanı tanımayan bir varlık olmasına rağmen , varlığı zaten üstün olan bir kudrete nasıl yaklaşacaktır . Anlatılmaya çalışılan benlik , yaratıcının varlığına iman edecek midir ve imanın insan yaşamındaki yeri nedir sorusunun cevabı olacaktır .

İşte yukarıdaki satırlarda bölümler halinde resmedilen benliğin bünyemize yansımalarının tümüne ortak bir isimle algı demekteyiz . Sakın yanlış anlaşılmasın algı , sözünü ettiğimiz bu sonsuz ilim içerisinde rastgele kullanılmış bir deyim değildir . Kavramsal olarak yazılarımızın içerisinde ip uçlarını bulabileceğiniz bu ifade , benliğin iç alemimizdeki genel işlevselliğini tanımlayan önemli bir görev üstlenmektedir ve konu anlaşıldıkça açığa daha iyi çıkmaktadır .