Ana sayfa Algı Algı Nedir

Algı Nedir

1207
0
PAYLAŞ

Algı Nedir ?

Tasavvuf alimlerinin üzerinde görüş birliği ile teyit ettikleri bir ifade vardır “ zaman ve mekan kavramları benlik yada nefsin yaratılması ile varlık bulmuşlardır “ . Pek iyi neden nefsin yaradılışı bu kavramların ortaya çıkmasındaki gerekçedir diye sorabiliriz , çünkü benlik en genel manada varlığının yansımalarını bu kavramların kainatta ulaştığı farklı boyutların içerisine işleyerek gösterebilir . Söz konusu farklılık alanları , onun yaradılış özelliklerinin sergilendiği ve bizim kıyas yapmak olarak isimlendirdiğimiz , çevresi ile kendisi arasındaki ilişkiler bütününe bakış açısının çözümlemeleridir. Benlik kıyas yapamaz ise yok demektir . Algı Nedir sorusunun karşılığı belki şöyle verilebilir, nefsani kıyaslar sonucu duygularımızda, düşüncemizde ve psikolojimizde yansımalarını tespit ettiğimiz ve günlük dilde kullandığımız söz konusu kavramların arkasındaki gerçek hikayelerdir. Kıskançlık önceleri çok masum gibi gözüken nefsani bir eğilim olarak düşünülür. Ancak bu duygunun arka planını ince ince irdelediğimizde hased, şehvet, hayranlık, kıyas sisteminin merkezi oluşu, diğer bir ifade ile ben ve diğerleri demenin algısal başlangıç noktası olması gibi pek çok alt kavramdan örülmüş kompakt bir vehim olduğunu görürüz.

İşte bu kıyasları yapabilmesi için en genel manada ihtiyaç duyduğu alan , varlık aleminin yaşamını sürdüreceği mekanlar evrenidir . Çünkü mekan boyutu maddi ifadelerin başladığı yerdir , kendi varlığı bir mekana ihtiyaç duyarken , bu varlığı sürdürmesi de elindeki maddi değerleri kıyaslaması ile mümkün olacaktır . Benim evim seninkinden daha güzel gibi , ya da “ah şu ev benim olsa idi “ gibi .

Zaman ise bu maddi değerlerin elde edilmesindeki nefsani ihtirasların , aceleciliklerin uygulama alanıdır . Ne kadar çabuk elde ederse o kadar üstün olacağına inanan nefs , zamanın akışını kendi eğilimleri ile yorumladığı için , bir sonsuzluk içinde yaşadığının ve sonsuzlukta her hangi bir mülkün değerinin yokluk olduğunun ayırdına varması, ancak iman etmiş bir gönlün nasihatleri ile mümkün olabilecektir . Yoksa gözü dönmüş hırslarını kullanarak bir insanı kendisine benzetmesi işten bile değildir .

Üzerinde olduğumuz konunun teması olan algı , benliğin kıyaslar aracılığı ile dış dünyaya kendisini aktarmaya çalışırken psikolojimize , duygularımıza ve zihnimize bıraktığı izlerdir . İnsanı peşinden koşturma oyununu oynarken inanılmaz ilüzyonlarla gerçekliğin üstünü örtmek için elinden geleni yapar . Karnı tokken ve cebinde de yeterince parası varken , arkadaşının aldığı yeni arabayı kıskanır . Tabii ki asla benim nasibim şu an için bu kadarmış demez , arabası olunca da diğer insanları fakir zanneder . Örtmek istediği yaratıcısının yani Allah ‘ın mülkünüzden ötürü ben sizin aranızda fark göremiyorum beyanıdır .

Algıların en tehlikeli olan yanı insanı farkında olmadığı bir duygu aracılığı ile peşinden koşturmaktır . Varlıklı bir insana bu çevrenin en güçlü ailesi biziz gibi , içeriğinde bir birinden farklı kavramlardan oluşan yalanını kabullendirebilirse o insanı esir alarak ardı arkası gelmez iddialar içine sürüklemiş olacaktır . Bu ilüzyondan şiddetle sakınmamız gerekir , çünkü benlik ilim manasında kolay bir manevi yön değildir .

PAYLAŞ
Önceki makaleİslam ve Gönül
Sonraki makaleAlgı Yönetimi