PAYLAŞ
El Mütekebbir İsminin Yorumu

El Mütekebbir İsminin Yorumu

Bir üstünlük kaygısı içerisinde olan nefs kendisini diğerleri ile kıyaslarken bu kaygıyı yayabileceği uygulama alanları belirler . Başka bir değişle üstünlüğünü hangi alanda tescil ettirmeye çalışıyorsa o alana uygun bir duygusal faaliyet içerisine girer ve bünyeyi bu duyguya  ortak etmeye , kendisinin yönlendirdiği davranışların faili yapmaya çalışır . Bizim günlük konuşmalarımızda gurur olarak ifade ettiğimiz nefsani üstünlük eğilimlerinin en yaygın olarak kendisini gösterdiği duygularımız , insanın toplumsal vasıfları üzerine yine nefs tarafından kurgulanmıştır . El Mütekebbir İsminin çerçevesi gurur duygusunun arkasındaki tanımama gafletinin bir tezahürüdür. Tanınmayan ise topum içerisinde varlığına şahit olduğumuz bir arkadaşımız için Allah’ın takdir etmiş olduklarıdır. Düşünsenize El Mütekebbir olanı yani gerçek gurur sahibini tanımayan bir eğilim insan için neler düşünmez. 

Gurur duygusu , nefsin klasik davranış tarzı olarak tanımladığımız kendisine ait olmayan üstünlük makamlarını kendinden bilme yada aşağılanmayı kabul etme bölgesinde , kendisini yada bir başkasını toplumsal vasıflar açısından üstün görmek , kendini beğenmek yada tam tersi bu özelliklere bağlı olarak kendisini yada bir başkasını küçük görmek , aşağılamak olarak tezahür eder . Gurur , üstünlük ve günlük dilde kullandığımız aşağılık duygusu yada küçük görme eğilimi , nefsin kendisinin ve çevresinin toplumsal vasıflarına bağlı duygusal kimliğini de tasvir ederek eğilimlerini yansıttığı vehim bölgesidir . Bu yaklaşım nefsin bir insanın toplumsal vasıflarına bağlı olarak gelişmek zorunda olduğunu vehmettiği duygusal yapısını , kimliğini üstünlük yada küçük görme muhasebesine tabi tuttuğu alanda gerçekleşir . Bu karmaşık ve girift kompozisyonun içinde Allah’ın insanlar için takdir ettiği toplumsal varlığına dair değerleri tanımamaktan , ki küçük görmek diye ifade ettiğimiz duygu yanılgısı budur , yaratıcısını dahi tanımayacak kadar gaflet içerisindeki bir kimliğin varlığına şahit olmaktayız El Mütekebbir İsminin içeriğinde.

Konuyu şöyle açmaya çalışalım , aslında son derece karmaşık olan ve insanın nefsi tarafından çeşitli değerlemelere maruz kalan toplumsal vasıflarını genel olarak şöyle ifade etmek mümkün olabilir ;  kültürel yapısının ait olduğu coğrafi bölge ve buna bağlı fiziksel ve kültürel özellikleri , almış olduğu eğitim ve ekonomik düzeyi , inançları , siyasi eğilimleri , ilişkileri vs. kısaca insanın toplumsal kimliğini ifade eden her şey . Nefs , örtülü bir biçimde çevresini ve kendisini bu özelliklere bağlı olarak müşahede etme eğilimindedir ki gurur denen vehmini tatmin edebilsin . Çevresine karşı bünyeyi yönlendireceği davranış biçimi , muhatabının toplumsal vasıflarını değerlendirdikten sonra belirecek , karşısındakini ya kendinden küçük görerek üstünlük ifadeleri ile bunu bir şekilde yansıtmaya çalışacak yada bir aşağılık duygusuna bürünerek kendisini küçümseme eğilimine girecektir .

Yaşadığımız çevrenin gelir düzeyi yüksek , iş güç sahibi yada üst düzey yöneticilerden oluşan , eğitim ve kültür seviyesi de bu şartlarda gelişmiş bir topluluk olduğunu düşünelim . Bizimde tam tersine bu topluluğun herhangi bir biçimde hizmetinde görev alan bir ailemiz olsa ki bu Allah ‘ ın takdiri olarak mümkündür . Burada bu ana şartların oluşturduğu gerçekler çerçevesinde insan nefisleri tarafından bu durum yaşayışlar ve ilişkiler olarak takip edilip , biriktirilir . İnsanların benim için emir veren yada alan olması , yaşamı sürdürmek için yapılan harcamalar , örneğin çocuğunu özel okulda okutup okutamamak , günlük yaşamda kullanılan kültürel dil ve bunun sonucu ortaya çıkan zarafet ve incelik , sosyal bir sorumluluk platformunda öncelikli ve etkin olmak gibi insanın gurur açısından bir üstünlük yada küçük görme , aşağılama yada aşağılanma zeminini oluşturan nefsani gözlemler alanıdır . Toplumsal vasıflar açısından nefs aracılığı ile biriktirilen gurur çerçevesindeki bu duygular eğer Allah ‘ ın El Mütekebbir isminin bilinci ile yönlendirilmezse insanları tüm hayatları boyunca etkileyecek bir üstünlük yada aşağılık duygusunun derinlerde yer etmiş bir kurbanı yapabilir . Davranışlarımıza sirayet etmek için her şeyi yapacak olan nefs bizi hayatımız boyunca diğer insanları küçük görerek, örneğimizden alıntı ile ” bunlar hep bizim hizmetimizde olmaya mahkumlar ”  gibi çift yönlü gururun bir yakasına yada hep küçük düşmüş olmanın getirdiği çevresini üstünlüklerden oluşan bir dünya olarak algılayan aşağılanmışlık psikolojisinin girdaplarına götürür .

Gerçekte toplumsal vasıfları mutlak manada üstün olan kimse yoktur ve bu nefsani bir vehimdir ancak nefs yaşamda kazandığı ve kaybettiği şeylerin çoğunu bu toplumsal vasıflar konusuna bağlamaya çalışır . Evlenecek bir bireyin bu sebeple red cevabı alması , işe girmeye çalışan birinin olumsuz yanıt alması , liderlik yarışındaki birinin kaybetmesi gibi pek çok girişimin sonucu nefs tarafından toplumsal vasıflara bağlanır ve girişimciyi ” sen kimsin ki bunu elde etmeye cüret de bulunuyorsun ” noktasına getirerek toplumsal vasıfları açısından aşağılandığı düşüncesine sokmaya çalışır . Tabii ki bunun tam tersi de istediği her şeyi toplumsal vasıflarındaki üstünlükten ötürü elde ettiğini vehmeden nefsin halidir ki bu her iki bölgede yine nefsin kendisine ait gurur illüzyonunun yansımasıdır ve El Mütekebbir İsminin anılışı ile söz konusu rahatsız edici haller bertaraf edilmelidir.

Nefs çevresini gurur açısından değerlemeye tabi tutarken derinlemesine bir tutum içerisindedir ancak bu eğilimi , söylendiği gibi toplumsal vasıflara bağlar . Karşılaştığı birinin önce aidiyetlerini göz önünde tutarak , fiziki ve buna bağlı kültürel yapısını , ekonomik durumunu ve eğitimini , oluşturmaya çalıştığı düşünsel alışkanlıklarla irdeler ve üstünlük hakkında bir karara varır . Eğer karşısındaki kişi kendi gurur sınıflamasına göre daha aşağı bir coğrafi bölgenin fiziksel ve kültürel özelliklerini taşıyorsa hiç tartışmasız o aynı zamanda ekonomik ve eğitim alanında da bir yoksunluk içerisindedir  böylece gururunun üstünlük anlayışı ile ona yaklaşılabilir gibi bir zanna bünyeyi sürüklemeye çalışır . Yaklaşımı , söz konusu kişi için bir üst perdeden olacaktır . Hiç şüphesiz o kişinin duygusal yapısı da diğer bir ifade ile sevgisi , sadakati , vefası , merhameti vs. toplamı , vasıfları doğrultusunda gelişebileceğinden küçük görülecek ve gurur tatmin edilmeye çalışılacaktır .

Gurur duygusunun bünyeye yansıyışı oldukça perdeli ve nefsani alışkanlıklara dayandırılmış , bazen tespit edilmesi de o kadar zordur . Çünkü nefs toplumsal vasıflar olarak ifade ettiğimiz Allah ‘ ın takdirine dayalı bu beşeri özelliklerden sadece bir tanesini bile illüze ederek bünyeyi gurur vehmi ile karşı karşıya bırakabilir ve girift ilişkilerde bir üstünlük sorgulaması ile rahatsız edici olabilir . Düzgün fiziki özelliklerim nedeni ile ben sürekli iş hayatında kazananlardan oldum , evlenmeyi düşündüğüm kişiyi ait olduğum coğrafi bölge nedeni ile elde edemedim , eksik eğitimim nedeni ile hep küçümsendim gibi nefsani rahatsız edici duygulara sebebiyet veren yine nefsani düşünsel alışkanlıklara bağlı üstünlük sorgulamaları çevremizi ve kendimizi değerlendirmede etkili olmaya çalışan duygular halinde bünyemizi kaplar . İşte burada ya kendimize ve çevremize karşı bir üstünlük vehmi ile yada küçük görme eğilimi yaklaşan nefsani bir hal ile karşı karşıya kalırız .

Her konuda ve her yerde üstünlüğü mutlak olan Allah bize El Mütekebbir ismi ile nefsin çift yönlü bu gururunun batıl bir vehimden ibaret olduğunu , toplumsal hiç bir vasfın bir üstünlük yada küçük düşme nedeni olamayacağını , bu nefsani duygularla karşılaştığımızda yine bu ismi anarak vehimleri bertaraf edebileceğimizi hükmeder .