PAYLAŞ
El Hafid El Rafi İsimlerinin Yorumu

El Hafid El Rafi İsminin Yorumu

Aklın gönülle birlikte nefsani kıyaslar üzerindeki tahakkümü olan tevhidi bilinç bize tevazunun yada alçak gönüllülüğün ne kadar önemli olduğunu anlatmakta bulunmaz bir nimettir . Tevazu El Hafid El Rafi İsmi çerçevesinde, nefsin kendisi ile çevresini kıyaslayarak kendi için hak gördüğü batıl saygınlık yada itibar vehminin tevhiden karşılığıdır . Nefs sahip olduğunu düşündüğü tüm nimetler karşılığında çevresinden itibar bekler , zengindir bu zenginlik karşısında itibar arayışındadır , alimdir ilmi karşılığında saygınlık bekler,  makam mevki sahibidir yine aynı . İtibar bekleyişi ile kastedilen toplum içerisindeki anılış biçimidir . Çok daha amiyane tabirle elindeki imkanlardan ötürü bir pohpohlanma eğilimidir.  Oysa tevazu tam bir tevhidi bilinç halidir ve kimin toplum içerisinde nasıl anılacağına karar veren yüce yaratıcının izzetinden ötürü çünkü bu şeref ona aittir , nefsin üstünlük makamları sahibinin ayırdına vardığı, diğer bir ifade ile kendi izzeti nefsinin Allah ‘ ın andığı şekilde anıldığı kemalini kavradığı zemindir .

Nefis , itibar saygınlık vehminde pek çok argümanı kullanır , bunlar küçük düşme veya düşürme , itibarsızlaştırma, hakaret , dalga geçmeşan , şöhret , ün , saygın çevre vs. El Hafid El Rafi İsminin yorumu bu kavramlar arasındaki ilişkinin örgüsü ile yapılmaya çalışılacaktır.

Sanırım şöyle bir örnekle başlamakta fayda var , samimi arkadaşlarımızla birlikte sohbet içerisinde iken , oraya arada sırada uğrayan çok ünlü bir bilim adamı o günde bir işi nedeni ile gelip aramıza katılsa . İçinde bulunduğumuz topluluğun davranışları yavaş yavaş bilim adamına iltifatlara , ona sağlanan önceliklere dönüşmeye başlayacaktır ve elbetteki bunda da hiç bir beis yoktur . Ancak nefsimizin de bu duruma tahammülü yoktur ve tüm davranışları kendisi ve o kişinin itibarını kıyaslayan bir gözle takip ederek kendisi için bir makam tespit etmeye çalışacak , teveccüh bilim adamının üzerinde olduğundan , bünyeyi bir küçük düşme veya itibarsızlaşmış olma moduna sürükleyecektir . Bu batıl vehim derhal bertaraf edilmeli ve El Hafid El Rafi İsmi anılmalıdır .

İtibar konusunu başka bir açıdan ele alarak şöyle örneklendirebiliriz ki , herhangi bir sohbet esnasında bizim itibarımızın farkında olmadığını , yada daha önce bizi küçük düşürdüğünü , onun aracılığı ile kendimize sahte bir itibar kazanacağımızı nefsimiz tarafından vehmettiğimiz bir kişiye karşı bir anda onu itibarsızlaştıracak bir şey söylemek aklımızdan geçer . Diyelim ki arkadaşımız işlerini nasıl organize ettiğini anlatırken aniden senin hatalı kararların yüzünden kaç kişinin hayatında değişiklik yapması gerekti gibi onu o sohbetin içerisinde küçük düşürmeye yönelik bir algıyı nefis tarafından beyana zorlanıyorsak o anda El Hafid El Rafi ismini anmalıyız . İnsanlar muhakkak ki eleştirilebilirler ancak çevremizden birini nefsani küçük düşürme eğilimi ile hedef almamız son derece yanlıştır . Bu davranış nefsani bir basitleşmedir . Nefis yine yetkili pozisyonundaki birinin görevini yaparken topluluk içerisinde hata yapmasından üstü örtülü bir zevk alır ve bu itibar kaybı hali onu mutlu eder yada tam tersi kendisinin aynı duruma düşmesinden müthiş bir üzüntü duyar , bu haller hep bu isim çerçevesindedir .

Orta yaşlarımızda zengin bir ailenin ferdi olduğumuzu varsayan bir senaryo olsun . Kalabalık bir arkadaş gurubu içerisinde bizden daha yaşlı ağabeylerimizin de bulunduğu bir ortamda onlardan bir tanesi sizden bir yere gidip bir şey almanızı istese , nefsani olarak bünyemize yansıyacak ilk duygu bu kadar kişi arasında ailemden aldığım itibarımın bir anda ayaklar altına alındığı diğer bir ifade ile küçük düşürüldüğüm şeklinde olup kendimizi kötü hissedeceğimiz dir . Nefis kendi aidiyetleri konusunda hiç vazgeçmediği bir saygınlık sorgulamasını sürekli canlı tutar, burada da zengin bir ailenin ferdi olması hasebi ile çevresinden ona karşı sürekli itibarına uygun davranılmasını bekler . Yanıltıcı itibar duygumuz tahammülsüzlüğe dönüşmeden El Hafid El Rafi İsmini anmamız bize izzeti nefsimizin yani saygınlığımızın gerçek bilenini hatırlatacaktır.

Mahalleye yeni taşınmış bir arkadaşımızla otururken gelen geçen herkesin size isminizle selam vermesi , birlikte oturduğunuz arkadaşınız nezdinde bir itibar kazandığınız vehmini uyandırabilir , bu şekilde ne kadar geniş bir çevrem var sahte itibarı bizi bu nefsani yanılgının içine düşürmemelidir . Nefis yine çevresi tarafından güçlü ve saygın bilinen kişileri tanımayı kendisi için bir saygınlık vesilesi kabul eder . Yapacağım işlerle beni ne kadar çok kişi tanıyacak illüzyonları da nefsin sahte itibar vehimlerinin bir parçasıdır . Başta da söylendiği gibi bir insanın toplum içerisinde nasıl anılacağına karar verecek olan Allah ‘ ın izzetidir .

Nefsin bize var olduğunu zannettirmeye çalıştığı batıl itibar vehimleri ile insanların önümüzde düğme iliklemeleri , yerlerinden kalkmaları , oturdukları yerde düzelmelerin den alınan sahte zevk tevazu gerçeğinin önünde yok olup gider , çünkü tevazu bilinci insanların değil Allah ‘ ın anışını beklemektir .

İşte bu nefsani itibar eğilimlerinin algılar halinde bünyemize yansıdığı her halde biz El Hafid El Rafi ismini anmalıyız .