PAYLAŞ
El Varis İsminin Yorumu

El Varis İsminin Yorumu

Nefsimizin bizi yanıltma gayretlerinin yaygın olarak uygulama alanı bulduğu , Esmaül Hüsna nın önemli parçalarından birinin incelenmesine gayret edeceğiz . Bir faaliyetler ve aktivite aleminin içinde yaşadığımız konusunda tartışılacak hiç bir nokta yoktur . Hale hazırda yaşadığımız veya gerçekleşmesini düşündüğümüz , istediğimiz tüm faaliyetlerimizi niçin yaptığımız sorusunun karşılığı , bizim hak konusundaki bilinç düzeyimizin en önemli göstergesi olmalıdır prensibi bu ismin çerçevesidir . Herkesin bildiği gibi bu sorunun iki genel cevabı vardır , insanoğlu ya faaliyetlerini ” Allah Rızası ” için yada nefsinin ” hazları ( heva ve hevesi ) ” nı tatmin için yapabilen bir kompozisyondur . İşte burada bazen gözden kaçabilen küçük fakat çok önemli bir ayrıntı yatmaktadır . Allah rızası çerçevesini koruyarak istekler ve eylemler alemimizi biçimlendirdiğimiz sürece bu noktada her hangi bir sorun yoktur , ancak nefsin bünyeyi kendi hazlarına hizmet ettirmek konusunda öyle maharetli duygusal eğilimleri vardır ki , işte bu ayrıntının tarafımızdan bilinmesi bu duyguları tespitte çoğu zaman hayati önem taşır . Bu ayrıntıyı şöyle ifade edebiliriz , nefsin eylemlerimize sessizce yerleştirmeye çalıştığı hazlar alemi gerçekte yine ona ait olan menfaat duygusudur . El Varis İsminin yorumu da bu iki ana kavram üzerine kurgulanmaya çalışılacaktır.

Konuyu dağıtmadan ilgili iki küçük örnekle ortada var olabilecek karışıklığı aşmaya çalışalım , çok eski ve hayatı hakkında pek çok detayı bildiğimiz ve bunun doğal sonucu olarak da nefsani olarak birbirimizi karşılıklı olarak defalarca kıyasladığımız samimi bir arkadaşımızın bir karşılaşmamızda son zamanlarda karşılaştığı gerçekten son derece üzücü bir kaç olayı peş peşe sıraladığını düşünelim . Arkadaşımızı başlangıçta ciddi bir biçimde dinlerken , giderek duygularımızın onun içine düştüğü bu zor durumlardan bir zevk alma zeminine doğru yönlendiğini hisseder , hatta daha ileri giderek bu hazzı dudaklarımızın kenarlarında bu duruma gülmek isteyip dışarı yansımaya çalışan bir vicdansızlık olarak tespit eder bunu da saklamaya çalışırız . İşte nefsin bir başkasının düşmüş olduğu kötü durumdan haz devşirme eğilimi nefsin bünyeyi çeşitli biçimlerde içine sürüklemeye çalıştığı menfaat duygusunun bir parçasıdır , dikkat etmek lazım radyo veya televizyon seyrederken dinlediğimiz felaket haberleri esnasında da aynı duyguyu hissetmemiz mümkündür . Burada hiç şüphesiz Allah Rızası , kardeşinin derdi ile dertlenmektir ve bu tip nefsani eğilimler El Varis İsmi anılarak bertaraf edilmelidir.

Aynı açıdan ikinci örneğimizi nefsin davranışlarımızı nasıl kendi tatminlerine çevirme gayreti içinde olduğu ile ilgili oluşturalım . Nefs kendi zevklerine hitap eden bir takım alışkanlıklarımızdan alacağı tatmini hakkın önüne almaya çalışır . Çalışmak hakkın önemli bir parçası ve Allah Rızasını elde etmenin gerekliliğidir . Nefis bazı küçük zevkleri eylemlerimizin yegane gayesi haline getirmekte çok mahirdir . Çayı çok seven ve çalışmalarını belli aralıklarla keserek çay içmekten hoşlanan birinin bir süre sonra tüm çalışmalarını sonunda içeceği o çayı hayal ederek ve o zevk nedeniyle yapar hale gelmesi Allah rızası gözden kaçırılırsa mümkün olacaktır .

Şimdi menfaati çok bilinen bir yönü ile örneklendirmeye çalışalım . Çalıştığımız oldukça büyük bir firmanın genel müdürlüğünün en önemli adaylarından biri olduğumuzu düşünelim . Son zamanlarda yoğunlaşan toplantılardaki bize olan yaklaşımlarda , yönetim kurulu üyeleri ile olan ilişkilerimizde , çalışma arkadaşlarımızın davranışlarında kendimize yönelmiş her yakınlık , saygı , fedakarlık vs ifadelerini , çevremizin gerçek niyetini bilip bilmeden ” şu insanlar nasılda ışığı görünce çevrende pervane oluyor ” diye yorumlamaya başladığımız an , nefsimizin bu durumdan aldığı hazzı insanları menfaatperest olarak ilan ederek örtmeye çalışma gayretidir . Bu durumun tam tersi olan durumlarda da yaşananlar aynıdır ve nefis sizi bir genel müdür adayının veya genel müdürün çevresinde menfaatleriniz doğrultusunda pervane olmaya sevk eder . Hak ayrıcalıklar elde etmeyi değil , işinin en iyisi olarak hizmet etmeyi emreder . El Varis İsmi nefsani hazların dünyamızı kapladığı zamanların yegane sığınağıdır.

Küçük bir lokanta sahibi olan arkadaşımızın bizimde orada olduğumuz bir gün , alışılmışın dışında dükkanından içeri giren zengin bir müşteri kafilesi karşısında her zamankinden farklı bir nezaketle ve hürmetle yaklaştığını gözlemlediğimizde aklımızdan ” şu insanlar parayı görünce ne hallere düşüyorlar ” gibi , içeri giren insanları sadece parasal değer ifade eden varlıklar olarak görmemiz , nefsimizin ne denli önemli hatalara bizi sürükleyebileceğini anlamamız gereken durumlardır . Bizim içimizde nefsani bir menfaat düşüncesi oluşmuştur , ancak arkadaşımızın duygularını asla bilemeyiz , içeri girenleri ise maddi değer gibi düşünmek ise insanlığa yapılacak en büyük saygısızlıktır .

Bu ismin genelleştirilmesinde ve çerçevesinin çizilmesindeki en önemli noktayı ifade edebilmek amacı ile , hem ip ucu sayılabilecek , hemde konuyu doğru anlatabilmemize yardımcı olabilecek bir örnekle devam etmeye çalışalım . Eğer bu çerçeveyi çizmeye çalışırsak konuyu nefsani açıdan şöyle ifade etmek mümkün olabilir , nefis Allah Rızasından arındırılmış batıl eğilimlerini yaşanan olaylara mirasçı , varis ilan etmek ister . Tabii ki sadece kendisi El Varis olan Allahın Rızasına uygun hareket ederken , herkesin nefsinin menfaat duygusunun peşinden koştuğu iddiası da nefsin kıyas eğiliminin menfaat açısından belgesidir .

Çeşitli sıkıntılar çekilen toplumsal bir olayın pek çok gayret sonucu sonuçlanma sürecinde , içinde bulunulan topluluk açısından bir ferah oluşturacağı ( bu bir aile , bir işletme , hatta devlet olabilir ) belli çözüm biçimi olsa ve kendimizin de bu kutuplaşmada ki taraflardan birinde yer aldığımızı düşünsek . Hiç şüphesiz söz konusu durumdaki tarafların zaman içerisinde elde edilmiş pek çok hakları ve edinimleri vardır ve nefis bunların tümüne kendi açısından mirasçıdır ve bizi bu duygu ikliminde tutmak ister . Edinimlerde ki üstünlüğü konunun çözümlenmesindeki yegane etken olarak ilan eder ve hiç bir manevi ilahi öneriyi dikkate almaz . Örneğin taraflar arasında eskiden beri var olan bir sürtüşmenin , ” birbirinizi sevmedikçe gerçek manada iman etmiş olmazsınız ” prensibi ile çok kolay bir biçimde aşılabileceği önerisine , tüm maddi çabalarımızla elde ettiğimiz dünyevi değerler , alacaklarımızı elde etmek konusunda tek unsurdur , duygusal eğiliminin mirasçısı olmak  , olayın kendi lehine gelişmesi durumunda elde edeceği hazların önceden gelen menfaat çerçevesindeki işaretleridir . Tüm bu olaylar yaşanırken sağduyunun zihne düşürdüğü hakk çerçevesinde davranılması gerekli değil mi sorgulamasına ” Allah Rızasını gözeteceğim de ne olacak ” şeklindeki cevabı , onun tüm eğilimlerini kavramamıza yardımcı olur .

Burada ifade edilmeye yukarıda ki tüm hazlardan menfaat devşirilmeye çalışılan nefsani etkiler karşısında biz Allah Rızası bilincimizle El Varis ismini anarak , yine onun bizi sürüklemeye çalıştığı duygusal halleri bertaraf etmeliyiz .