PAYLAŞ

El Samed İsminin Yorumu

Günlük ilişkilerimizde gönül alemindeki tüm varlıkları kapsayan , Allah ‘ ın her türlü alt ayrımdan ayrı tuttuğu bir ortak hareket alanı olan arkadaşlık sınırı El Samed isminin çizdiği çerçevenin tam karşılığıdır . Bu ortak alan hiç kimse için hiç bir alt ayrımın ötekileştirmesi ile bozulmaz , gönül arkadaşlığı bağı ile bağlı olan tüm varlıklar takdire dayalı alt ayrımlardan etkilenmez . Eş olma , aile, akrabalık gibi cinsel farklılıkları içinde barındıran alt ayrımlar hepimiz için birleştirici olan arkadaşlık çatısı altında yerini alır .

Arkadaşlar birbirlerine pek çok derin duygunun etkisi altında arkadaşlık namuslarını korur , iyilik ederler , yardım ederler ve karşılık beklemezler . Bu sebeple nefsin tahammülsüzlüklerini yansıttığı alanlar , arkadaşların birbirlerinin hiç düşünmeksizin yanında yer aldığı bu fedakar duygulardır .

Nefsin arkadaşlık sınırını zedelemeye çalışan algıları , öncelikle çevresini cinsel kimliğine dayalı olarak konu edinmesi , cinsel farklılığa dayalı olarak yaklaşması karşımıza çıkar . Bu zihinsel bir faaliyettir ve nefsin yine sadece zihinde oluşturduğu bir cinsel algı ifadesidir , El Reşit isminde olduğu gibi duygusal bir içeriği yoktur . Bunu çevremizdeki karşı cinsten birini gördüğümüzde yada bir sohbet esnasında arkadaşımızın farklı cinsten bir yakınından bahsettiğinde , söz konusu kişinin cinselliğine dayalı pek çok algının zihnimize yönlendirildiği andaki sorgulamadan tespit edebiliriz . Hiç bir ayrımı kale almayan arkadaşlık bakış açısı yerine nefsin , cinsel farklılığa dayalı sorgulamalarını ön plana çıkarmaya çalışan faaliyeti , cinsel farklılıkla ilgili hiç bir nefsani eğilimi kabul etmeyeceğimize dair arkadaşlık bilincimiz , bu sınırın sahibi olan Allah’ın El Samed ismini anar ve algıların bertarafına şahit oluruz . Çok basit bir ifade ile nefsin çevremizdeki herhangi birine  yaklaşımımızda zihne cinsel içerikli bir algı yönlendirmesi durumunda bu ismi şerife sığınmalıyız . Belki konuya biraz daha katkısı olabilir kanaatiyle şu detayı da açmakta fayda vardır , günlük dilde kullandığımız sinkaf , argo gibi konuşma biçimleri cinsel içeriğe sahip olabildiği için arkadaşlık sınırının dışını tarif edebilmek ve yine arkadaşlık namusunu ifade edebilmek için algıların bertaraf edilmesi gereken alandır . Nefs sinkafı algılaştırarak arkadaşlık alanına sokmak ister ve muhatabın aile yapısını kullanarak zihnimizi cinsel farklılık zeminine sürüklemek ister . İşte arkadaşlık sınırının korunduğu çerçeve budur ve bir arkadaşa yapılacak en büyük kötülük onu belki sinkaflı yada cinsel içerikli bir ifadesinden ötürü arkadaşlık sınırının dışında tutmak arkadaşlık namusunu koruyamamak dır . En basit ifadesi ile ki muhakkak argo ve sinkaf kabul edilebilir bir davranış tarzı değildir , ama yinede yaşanırsa yada gördüğümüz herhangi biri, nefs tarafından cinsel kimliğine göre tarif ettirilmeye çalışılıyorsa El Samed bizim arkadaşlık sınırımızın ilahi kapısıdır .

Konuyu açıklamak amacı ile bir örnek daha vermeye çalışalım . Şöyle bir olaya şahit olduğumuzu düşünelim , bir dilenci yardım istediği bir arkadaşımıza ” çocukların bugün aç sevgili ağabeyciğim ” şeklinde bir ifadede bulunur . Oradakilerden biride sanki çocukları sen yaptın der . İşte burada zihinlerde cinsellikle ilgili bir sorgulama başlar . Bu durum Samed isminin arkadaşlık sınırların da gerçekleşen bir vakıadır ve nefsin zihinlerde oluşturmaya çalıştığı rahatsızlık yine aynı isimle bertaraf edilir .

Samed isminin çerçevesi karşılık beklemek ve buna bağlı olarak yapılan iyilikler ve yardımlar alanında da nefsani algıların söz konusu olduğu bölgeyi kapsamaktadır . Arkadaşlığın özü hiç bir karşılık beklememek manasında yapılan her türlü iyilik ve yardımı unutmaktır . Ancak nefs bunun bu şekilde bilince dönüştürülmesini engellemek için her şeyi kullanır ve arkadaşlarımız için yaptığımız tüm faaliyetleri bir karşılık zeminine oturtmaya çalışır . Sizden bir yardım isteyen arkadaşınızın talebini , benimde şöyle bir işim var bende ondan bana o konuda yardım etmesini isterim gibi bir algıyla tamamlamaya çalışır . Karşılık duygusunun bir diğer yüzü ise bir arkadaşımız için karşılığını veremeyeceği isteklerde bulunuyor ithamında bulunan nefsani haldir . Toplu halde yapılan faaliyetlerde ısmarlanan bir şeyin parasını kim ödeyecek yönündeki algılarda arkadaşlık sınırını zedelemeye yöneliktir . Samed kapısının vahasında gölgelenen hiç bir arkadaşlık ödenemeyecek , karşılığı olmayan iyiliklerin serabını görmez . Her iyilik ve yardım kayıt altında tutulur ve sen istemesen de sana ödenir . Karşılığını alamadım vehmi sadece nefsani dir yine yardımları ve iyilikleri lütufa dönüştüren Allah ‘ tır . Arkadaşlar birbirlerine değil , Allah ‘ a muhtaçtırlar ve yaptıkları iyilikler ve yardım nefs tarafından herhangi bir biçimde himmet içerikli başka bir kavrama dönüştürülmeye çalışılıyorsa El Samed ismini anarlar .

Arkadaşlar bir aradayken nefsin söylediği gibi , konuşulan bir şey dolayısı ile beni mi kastediyor yerine ki bunu El Rahman’da ki ima ile karıştırmamak lazımdır burada söylenen bir şeyin kasıt duygusunu içermesi gerekir ve bireysel hallerde arkadaşınızla aranızdaki gönül birlikteliğinin temeline dinamit koyar şekilde dil altından bir takım şeyleri ( laf ) sokuşturma vehmine dönüştüren zihinsel hallerde , El Samed ismini anarlar , kalabalıklar ve yeni arkadaşlıkların söz konusu olduğu durumlarda ise  topluluğun yapacağı şey böyle bir algı vuku bulduğunda nefsin yarattığı kuşku duygusunu ki bu özellikle birbirlerini yeni tanıyanlar arasında sıkça meydana gelmektedir , arkadaşından işkillenmek gibi bu kimdir , nasıl birisidir , bana zararı dokunur mu , bana laf mı sokuşturmaya çalışıyor gibi şüphe ile karıştırılmaması gereken daha basit vehimlerden oluşan bir psikolojinin zihinleri kapladığını tespit ettiklerinde  bu ismi anarak arkadaşlıklarını hatırlamaları gerekir diye ifade edilebilir . Arkadaşını herhangi bir zamanda hatırlamakta böyledir . Yine arkadaşlar birbirleri ile ticaret yaparlar bu durumu sorgulayan algılarda ilave olarak El Rezzak ismi anılır . Sadece El Samed isminin anılması eksik kalır , nasipte söz konusu olduğundan bu her iki ismi anmak en doğrusudur .