PAYLAŞ

El Rezzak İsminin Yorumu

Allah , nefs etkisi altındaki davranış kararlarımız konusunda yaşadığımız tüm hallerimizden haberdardır ve bu etkilerin davranışlarımızdaki sonucunu yaşamakta olduğumuza ve yaşayacaklarımıza yansıtacağı konusunda hiç şüphe yoktur . Bundan dolayı insanın davranışlarının ve yaşayacaklarının zaman içerisindeki dağılımı , Allah ‘ ın El Rezzak isminin denetimi altında olduğunu söylemek rahatlıkla mümkündür . Nefs ise bunun tam tersi bir motivasyon içerisindedir ve bünyeyi hiç bir değere bağlı olmaksızın bir zaman çözümlemesi sınırında tutarak , yaşananları bir rastlantı olarak algılattırmak için , nasip maneviyatından yoksun bir bencillik çerçevesinde sınırlar , oluşturduğu algılarla gönül içeriğinden yoksun kıyasların muhatabı kılmaya çalışır .

Bir açılım yapmak gerekirse bu isim aynı manaya gelen iki farklı nefsani eğilimi çerçevelemektedir . İlki nefsin rızık kavramı karşısındaki tutumları diğeri ise yine insan davranışlarının zaman içerisindeki dağılımını ifade eden nasip kavramı karşısındaki eğilimleridir . İnsanoğlunun hayatını idame ettirmek için çalışmak zorunda olduğu tartışılmaz bir gerçektir . Bu yüzden çalışma hayatının başlangıcında elinden gelen imkanlar doğrultusunda kendisini yetiştirir ve içinde bulunduğu şartlar çerçevesinde bir noktadan hayata atılır . Artık bir işi vardır , ancak nefs hayat idamesi için bir zorunluluk olan bu işin kendisinin de tatmin olacağı bir doygunlukta olmasını ister ve hep kıyas konusu yapar . Örneğin daha geniş imkanlarla elde edilmiş öğrenimin sağladığı bir işe sahip olan arkadaşımız ile kendi yaptığımız işi kıyaslar ve arkadaşımızın işini kendisine göre daha yüksek konumda görüyorsa mahzun olur . Dikkat etmek lazımdır , burada hissettiğimiz bir kıskançlık duygusu veya kendisini küçük görme değildir ( bkn. Mütekebbir ), bu tamamen nasip bilincinden bir yoksunluk olarak , hayatta karşılaşılan tesadüflerin çünkü o yaşananları rastlantı bakış açısı ile çözümler ” bizde de kısmet yok ” şeklindeki tercümesidir . Kısaca şu andaki işimi bana Allah nasip etti diyemez . Yine her kesin yaptığı işin şekline göre kazanç manasında büyüklük , küçüklük rakamları vardır ve hep yüksek volümlü alım yapanlar beklenen müşteri profilidir . Bir tatlıcıya şık giyimli zengin görünümlü bir adam girer ve iki yüz elli gram baklava ister , bu nefsin beklediği şey değildir , onun tatmini ortalama müşteri başına birkaç kilodur . Yine aynı şeyi söyler ” bizde de kısmet yok ” . İnsan faaliyetlerinin zaman içerisindeki dağılımı ve nasip bilincimiz böyle durumlarda bizi El Rezzak ismine götürmelidir . Çünkü hayatımızı elde ettiğimiz işi bizim karşımıza çıkaran da , müşteriyi gönderende odur .

Yaşam içerisinde ekonomik imkanların da kısıtlı olduğu dönemlerde gerek hayat idamesi için gerekli günlük masraflar ve bazen bunlara ilave gelen ek yüklerde nefsin tahammülsüzlüklerini gösterdiği dönemlerdir . Örneğin ailevi ihtiyaçları ay sonuna kadar karşılayabileceğiniz kısıtlı miktarda paranızın olduğu bir durumda , eşiniz yada çocuklarınız ilave masraflar gerektiren bazı ihtiyaçların olduğunu beyan eden ifadelerde bulunurken siz o anda bunların nasıl karşılanacağını kara kara düşünmeye başlarsınız . Bu nefsani illüzyon insanı üzüntüye sürükleyen bir karmaşadır aslında . Gerek o ihtiyaçların hangi anda ortaya çıkacağını tam bilmeden ve karşılanamayacağına dair ortaya çıkan bir endişe , Allah’ın sizi rızıksız bırakacağına ve bunun zamana dayalı nasibinin ne zaman gerçekleşeceğine dair nefsani bir sıkıntı aldatmacasıdır . Yaşanılan bu dönem için yapılması gereken iyi bir programlama ve yaşanacakları bekleme şeklinde olmalı , nefsin oluşturmaya çalıştığı nasipsiz ve rızıksız hal El Rezzak ismi ile bertaraf edilmelidir . Bu duyguyu rızık endişesi olarak adlandırabiliriz . Ancak bu gelecek endişesi ile karıştırılmamalıdır , bu duygu başka bir isimde açıklanmaya çalışılacaktır .

Nefsin ne olursa olsun para kazanmak ve bu kazanç konusunda diğerlerinden üstün olmak doğrultusunda sürekli kıyas zemininde olan bir hali vardır . Bir iş anlaşması aşamasında olumlu sonuçlanabilecek bir sözleşme esnasında nasibin gerektirdiği tevazu yerine elde edeceklerinin açgözlülüğe dönüşümü ve işi kopardık edepsizliği nefsin kendisi de dahil tarafların , işin içindeki insanların , hiçbir şeyin önemi yokmuş , elde edilecekler sadece kendi tatminleri doğrultusunda kullanılacakmış gibi bir adım daha üste çıktık kıyasçı vehmi , onun yaşananları tesadüf olarak algılamasındandır . Tesadüf anlayışında insanları birbirine bağlayan ve hakkı temsil eden hiç bir sıcak duygu yoktur . Nasibe dayalı bu kıyaslar manzumesi sayılamayacak kadar çoktur . Nefs elde edilmiş her işe kıyaslar sonucu elde ettiği tatminin bir sonucu olarak bakar ve o , şu bu kadar kazanıyor ben neden kazanmıyorum gibi , özellikle yeni işe başlamış insanlar üzerinde korkunç bir kıyas baskısı kurar ve Allah ‘ ın bu işi nasip ettiğine dair sağduyunun uyarılarına karşı durur . Tabii ki herkes daha iyi yaşam şartlarına kavuşmak isteyecektir ve bu bir haktır ancak nasibi nefsani kıyaslar sonucu elde etme illüzyonundan şiddetle uzak durmalı , hak edenin hakkını da yapabileceğimizin en iyisi ile vermeliyiz . Bu hak davranışın tarifi İslami kaynaklarda vardır .

Yaşadıklarımızı manalandırmak bazen bize çok zor gelmekte ve nefs de bunlara karşı oluşturduğu tahammülsüzlük algıları ile eşlik etmektedir . Nefs insan davranışlarının zaman içerisindeki dağılımını neden , niçin gibi bir sorgulama zemininde tutar , davranışları tarif eder , yada gelecek için plan yapar . Bir sohbet esnasında dışarıdan gelen birinin çok farklı bir konu ile bu sohbete katılması veya bizimde bildiğimiz bir meseleyi herhangi bir arkadaşımızın bu konudan kimsenin haberi yokmuş gibi gündeme getirmesi ve bu konudan uzun cümlelerle bahsetmesi , o an için birlikte olmayı çok arzuladığımız bir arkadaşımızın bir haberle yanımızdan ayrılmak zorunda olması , nefs tarafından ” nereden çıktı bu şimdi ” gibi bir tahammülsüzlük algısı ile karşılık görür.  Sebebini bilmediğimiz bir nedenle birinin dişini çekmesi , elini beline götürmesi , avucunu dileniyormuş gibi kasıtsız olarak açması nefs tarafından hep tarif edilmeye çalışılır ve bunlara sebep üretilir . Diğer yandan nefs gelecekte olacakları planlamaya çalışır ve kendi yaptığı hesapların gelecekte tutmasını bekler . Yapılan bu hesaplar şu anın yeterlilikleri ile geleceğin olacaklarını bağdaştıran nefsin tatmini ile ilgili yorumlardır . Olacakları biliyormuş gibi yaşamak  , insanın geleceğe matuf attığı adımlarda nefsin en çok müdahalesine muhatab olduğu eğilimdir . Bir ev alırsınız ancak na tamamdır ve sizde kirada oturmaktasınızdır . Kirada yaşamanın yükü ağır olduğundan bir an önce taşınmak istersiniz ve evin şu dönem biteceğine dair nefsani bir zihinsel yapı işin ekonomik tarafını size hesaplatmaya kalkar . Şuraya şu kadar buraya bu kadar masraf gider biz de şu ay taşınırız gibi planlar çoğunluk itibarı ile tutmaz ve insan zor durumda kalabilir . Böyle dönemlerin en uygun davranışı tabi ki temkinli olmaktır . İşte gelecekte yaşayacaklarımıza dair ve diğer tüm nefsani , zamanda davranışların dağılımı ile ilgili algılar , yarattığı sıkıntılar Allah ‘ ın El Rezzak ismi ile bertaraf edilmeli , zaman ve tesadüf bilincimiz bu nefsani eğilimleri edeplendirmelidir .