PAYLAŞ
El Reşid İsminin Yorumu

El Reşid İsminin Yorumu

Allah ‘ ın El Reşid ismi nefsin tüm Esmaül Hüsna genelindeki kıyas eğilimini diğer bir ifade ile kendisinin tekamül etmişlik seviyesini diğerleri ile karşılaştırması kuşatmaktadır . Nefs aşağılanmayı kabul ve kendisine ait olmayan üstünlük makamlarını sahiplenme genel davranış tarzını sürekli kıyaslar yaptığı için edinmiştir . Kıyas nefsin benlik , ben kaygısının en belirgin fonksiyonudur . Tasavvufta zaman ve mekan ,  nefsani sen ve ben ayrımı ortaya çıktıktan sonra yaratılmıştır diye ne güzel söylenmiştir . Bu isimde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta , nefsin kendi benliğini yani kendisini bir başka nefs ile kıyaslamasıdır .

İnsan benliğinde bulunan kıyas özelliğinin ortaya çıkışına sebep olan belirleyici duygu, kıskançlık olarak ifade ettiğimiz kendi haricindekilerin maddi manevi sahip olduklarını kendisinde olanlar ile mukayese etme eğilimidir . El Reşid İsminin çerçevesi de söz konusu kavramın açılımlarından çizilmektedir.

Nefs , benlik kıyası eğilimini belli duygusal haller üzerine bina etmektedir . Bu hallerin elden geldiğince üzerinde durmak , açmaya çalışmak amacı ile önce bunları isimlendirelim. Hased , şehvet , hayranlık , kıskançlıkbenzetilme yoluyla kıyas gibi nefsani eğilimler üzerinde durmak , El Reşid İsmi çerçevesindeki algıları anlamamıza yardımcı olacaktır .

Bu ismin çerçevesinin yani içine aldığı tüm duyguların özünde kıskançlık duygusu yatar , işte nefsin benliğini ortaya koyduğu duygunun özü de , çok iyi bildiği kıskançlığı kullanarak kendi benliğini diğerlerinden üstün görmektir . Bu duyguyu şöyle ifade etmek mümkündür , çevremizdeki her kez tarafından tanındığımız ve sürekli ilişki içerisinde olduğumuz bir topluluğun arasında başarılı bir iş meydana getirdiğimizi düşünelim . Tabii ki bu mümkündür fakat nefs bundan sonra rahat durmaz ve bu bilgiyi kullanarak kendisini ” ne adammış be ” psikolojisinde tutarak bünyeyi bu duygunun peşinden sürüklemeye çalışır . Bu halin en belirgin nefsani yansımaları dudaklarımızın kenarında gururla süslenmiş önüne geçemediğimiz bir gülümseme ile ortaya çıkmaya çalışır ve her fırsatta çevresindeki herkesin tüm dünyasının , alınan başarılı bu sonuçların etkisi ile kendisinden ibaret olduğunu vehmetmek , onları kuşattığı eğilimini bünyeye yönlendirmesidir , daha basit bir açıklama ile tüm dünyanın kendi çevresinde döndüğünü zannetmekte olduğudur . Nefs bunu neden yapar ? Çünkü kendisine ait kıskançlık duygusunu çok iyi tanımakta ve çevresindekilerin kendisinde olanı hazım edememesinden büyük zevk almaktadır , kısaca benlik eğiliminin tarifi budur .

Basit bir tanımlama yaparak benliğin uzantısı olan duygularımızın hangi genel nefsani kaygının yansıması olduğunu anlamaya çalışalım . Nefs , bir diğerinin nefsi ile kendisini kıyaslarken , onun yani söz konusu diğer nefsin sahip olmaktan memnun olacağı , hoşuna gideceği hiç bir şeyi hazmedememek şeklinde oluşturduğu algılarla bünyeyi yönlendirme çabası içerisine girer ve biz buna günlük dilimizde kıskançlık duygusu demekteyiz . Bu duygu kendimize göre diğerlerinin sahip olmaktan zevk alacağı tüm durumları kapsar , bir arkadaşımız iyi bir iş bulur , güzel bir insanla evlenir , topluluk içerisinde diğer bir arkadaşımız tarafından birlikte bir şeyler yapmak çok hoşuma gider gibi bir iltifatta da bulunulur , evini yeni eşyalarla düzenler , bir gurup içerisinde iken bir kaç arkadaşımız onu alarak birlikte eğlenmeye giderler biz davet edilmeyiz , sohbet esnasında arkadaşlarımızdan birisi onun yazlığına götürüldüğünden bahsederken sizi termale de götürmüştür herhalde diyerek , hiç davet edilmediğinizi anımsatan ve sizi ikinci plana iten bir ifadede bulunur , çok başarılı çocukları olur , ilgi gören bir insandır,  son model bir arabası vardır gibi sonsuz vehim , dikkat etmek lazım bu anlatılanların hepsi söz konusu arkadaşımızın nefsi tarafından hoş karşılanır ancak bizim kıskançlık duygumuz bu durumların hiç birisini hazmedemez . Gerçekte bu durum onun kendi nefsi tarafından da aynıdır o da başkaları için aynı şeyleri hissedebilir .

Hased duygusu , benlik kıyası olan kıskançlığın daha tehlikeli bir boyuta sıçrayışıdır . Kıskançlık duygularını biriktiren nefs , artık çevresi için yaptıkları tüm fiillerin semerelerinin hüsranla sonuçlanmasını bekleyen bir yapıya , duygu hezeyanına dönüşür ve bünyeyi bu noktaya sürüklemeye çalışır . Bazen hiç denetimimizde olmadan işlerini düzene sokmaya , geliştirmeye çalışan bir arkadaşımızı dinlerken , içimizden umarım beklediğin hiç bir şey gerçekleşmez gibi bir feveran duyarız , işte bu nefse ait hasettir . Söz konusu haller El Reşid İsminin anılışı ile bertaraf edilmelidir.

Çok derinlerde kıskançlık duygusuna bağlı olan şehvet de nefsin benlik kıyası eğiliminin bir uzantısıdır ve yine onun en olgunlaşmamış halinin davranışlara yansımaya çalışan özelliğidir . Şehveti nefsin günlük yaşamımızda insanların farkında olmadan kendi cinsel kimliklerini işaret eden davranışlarına tanık olduğumuzda algılaştırdığını tespit ederiz . Bir erkeğin sakalına , bir kadının tenine herhangi bir sebeple dokunuşu , belli bir bölgemizde oluşan iç gıcıklayıcı cinsel bir algı yayılımına sebep olabilir . İşte bu duygu nefsin davranışlara yansımaya çalıştığı şehvet duygusudur .

Kendini özel hissetme yani hayranlık durumu yine nefsani bir benlik eğilimidir ve özünde kendisini kıskançlıkta olduğu gibi çevresiyle kıyaslamak yatar . Kendisine veya çevresinden herhangi birine duyduğu hayranlık , ulaşmak istediği yada ulaştığına inandığı kendince seçkin duyguların bir sorgulamasıdır . Herkesin kendine göre zengin bir elbise ve pahalı aksesuarlarla dolaşırken hissettiğimiz özel olma duygusu gerçekte nefsimizin kendine duyduğu hayranlık , biriktirebildiği seçkin olma vehmidir . Bu duyguyu çeşitli şekillerde algı haline dönüştüren nefs örneğin bu algıyla lüks bir araba kullanırken karşımıza çıkabilir yada hayran olduğu seçkin bir yaşamı temsil eden bir kişiyi dinlerken .

Şimdi de benlik kıyasının bir uzantısı olan benzetilme alanında bir kaç söz söyleyelim , nefs kendisini değerlendirirken tanımladığı hak edilmişliklerini hep üstün tutar ve kendince daha az seçkin olan biriyle asla kıyaslanmayı kabul etmez . Örneğin ” sen Ahmet ‘ e ne kadar benziyorsun ” cümlesindeki Ahmet o an için seçkin biri değilse nefs buna inanılmaz bir tahammülsüzlük gösterir . Bir arkadaşımız biz birbirimize benziyoruz içerikli bir ifade ile yaklaştığında da bu tahammülsüzlük oluşabilir. Hele ki nefsin size yöneltilmiş ” sen bile ” gibi başlayan tümcelere asla tahammülü yoktur .

Bu isimle ilgili önemli bir konuyu açmakta da fayda vardır ki oda akıl konusudur . El Reşid irşad eden manasınadır ve insan nefsinin tekamülünü , gelişimini elinde tutan demektir . Benlik fonksiyonu olan kıyas ise insanı sınırları belli bir davranış alanında tutan , tekamülü görmezden gelen nefsani bir aptallıktır . Gelişimin kaynağı Allah ‘ ın yeddi eminin de olduğuna göre ilahi bir lütuf saydığımız kıyasları tespit eden akıl yürütme nimetini nasıl çalıştıracağımız konusunda bir soru gelebilir aklımıza . İşte bu çok kapsamlı sorunun çok basit bir cevabı vardır ” Gerçek mürşide yani Allah ‘ a yaklaşmak ” . Benim ilmime yaklaştığınız ölçüye oranla yaklaşırım hükmünün hikmeti kendisini bu noktada gösterir ve insan yeterliliğinin çok ilerisinde olan nefsani tekamül mevzunun ve kıyasları tespit etmekte , bilgi ile techiz edilmiş akli gelişimin nasıl bir sürece tabi olduğunu biz ancak bu şekli çalıştırarak ve yaşayarak kavrayabiliriz . Çok dikkat edilmesi gereken bir konuyu da belirtmekte fayda var , nefs kendi gelişimi açısından da çevresi ile kendisini kıyaslar . Birisi size mürid diyorsa bu nefsani gelişim açısından bir başkasından daha geride olduğunuzu ifade eden bir durum olarak nefs tarafından size düşündürebilir bu sadece bir vehimdir . Bu konuyu sadece Allah bilir . Son söz olarak bu yazıyı takip eden arkadaşlarıma bu yazı ile birlikte bir Esmaül Hüsna şerhini de birlikte incelemelerini öneririm . İşte tüm bu algılaştırılmış nefsani yansımalar Allah ‘ ın El Reşid ismi çerçevesinde kıyas bilincimizin çözümlemesi ile onun varlığına kıyasen bir varlık olduğumuzu unutmama gerekliliğinin teyidi olan , ismin anılışı ile bertaraf edilir .