PAYLAŞ

El Rahman İsminin Yorumu

Düşünce üzerinde etkili olmak , zihni sürekli kendi etkisi altında tutmak , hakla çelişki yaratma şeklinde , nefsin hayrı şerre yönlendirme faaliyetinin bir parçasıdır . Hayır ve şer Allah ‘ ın , rahmeti kavrayabilmemiz için bize tanıttığı, kaynağı düşünce temelinde olan zihin faaliyetleri dir ve onun rahmaniyetinin yegane delilidir , şöylede söylemek mümkündür tüm kainattaki rahmet El Rahman isminin bir tezahürüdür . Yağmurun yağmasına rahmet yağdı deriz , ama o rahmetle birlikte yaşamlarda meydana gelen tüm değişimleri düşündüğümüzde olayın sadece toprağın ıslanmasından ibaret olmadığını , yaşamlar üzerindeki etkisi düşünüldüğünde rahmetin büyüklüğünü kavrarız . İşte düşünsel faaliyetlerde böyledir , nefsani çelişkilerden arındırılmış bir zihin hayrın , rahmetin bir parçası olarak ne kadar önemli olduğuna şahitlik etmemizi sağlar ve böyle çalışan bir zihin onun sonsuz yayılımının içinde yer alır .

Şimdi çok genel bir tanım yaparak konunun elden geldiğince kolay anlaşılmasını sağlamakta yarar olduğu düşüncesi ile şunları söylemek mümkündür , bilindiği gibi insan sürekli takip altında tuttuğu nesnel yani maddi meselelerle , gönül alemine ait olan ilişkileri ve meseleleri aynı anda takip eder ve bunlara ait bir düşünce alemi vardır . El Rahman ismi zihnimizdeki bu iki aleme dair oluşturduğumuz kendimize ait düşünceleri nefsin dış dünyadaki bir etki ile , bu bir söz olabilir , bir kişi olabilir , bir ses olabilir ilişkilendirmesine sebep olduğu hallerde , algılar esnasında anılır . Bu etki bizi hiç şüphesiz, bu etki ile çevremizle ilişkilerimizde hayır zemininden şerre doğru yönlendirmek içindir .

Peki nefs , kendi benlik kaygılarının bir unsuru olarak hayır zemininde çalışan bir zihni ne tür çelişkilerle şer mecrasına sürükler, şimdi bunları anlamaya çalışalım . Bu faaliyetler üç ana kavram çerçevesinde yoğunlaşır ve nefs yarattığı hakla çelişki algıları ile bünyeyi rahmet , dolayısı ile hayır ortamından uzaklaştırmaya çalışır . Zan , ima ve alınganlık nefsin duygularda , düşüncede ve psikolojide algısal etkilerinin gözlemlendiği alanlardır . Zan duygusal , ima düşünsel , alınganlık ise psikololojik  etkiler içermektedir . Nefsin bu her üç algı oluşturma alanında kullandığı yöntem ilişkilendirme , düşündürme olarak karşımıza çıkar .

Şimdi bu etkileri yada nefsani müdahaleleri örneklendirmeye çalışalım . Zan eğilimi nefsin , hakkında bilgimiz olan veya olmayan biri  için yaptıkları ile yapacaklarını ilişkilendirmesidir . Vergi dairesinde çalışan ve aynı zamanda bir muhasebe bürosu olan biri hakkında , bu adam vergi dairesindeki tüm mükelleflerini kendi muhasebe bürosuna yönlendiriyordur , şeklinde bir zanda bulunmak , nefsin ilişkilendirme yöntemi ile şerre yaptığı yolculuğun ilk adımıdır . Bu zannın beyanı halinde gerçeğini bilmediğimiz bir meselenin sebep olabileceği kötü durumları hesaba katarak , nefsin ilişkilendirme yöntemi ile kurguladığı bu zihinsel halden derhal uzaklaşılmalı ve El Rahman ismi anılmalıdır . Nefs bu şekildeki algıları ile bünyeyi , tanıdığı insanları tanıyamaz , bildiği olayları anlayamaz hale getirir .

Türkçede sık kullandığımız farklı manalara gelebilen bir kelimenin yada ifadenin kullanımının zihnimizde uyandırdığı çelişkide El Rahman ismi ile bertaraf edilebilir .

İkinci çelişki olan imada durum biraz daha karmaşık , ifade edilmesi biraz daha zordur . Şöyle ki nefsin biz konuşurken içinde bulunduğumuz ortamda tanıdığımız kişilerden biri ile söylediğimiz bir kelimeyi  ilişkilendiren bir algı yansıtması , onun üzerinde yoğunlaştırmasıdır. Diğer bir örnek , bir arkadaşımızla konuşurken söylediklerimizin içeriğinden karşımızdakine başka bir şeyi anlatmaya çalışıyormuş düşüncesinin oluştuğu algılarda oluşabilir . Zihnimizin hayır zemininden uzaklaştırılmaya çalışıldığı bu nefsani faaliyetler sonucu tespit edilen algılar El Rahman ismi ile bertaraf edilmelidir . Son zamanlarda işlerinin çok iyi gittiğini bildiğimiz bir arkadaşımızla konuşurken , bu aralar paraya ihtiyacım var gibi bir ifademiz , hemen karşımızdakine bir şeyler anlatmaya çalışıyormuş gibi nefsani bir izlenim oluşmasına sebep olabilir yada topluluk içerisinde bu durumlardan herhangi birini yaşayan arkadaşımız üzerinde söylediklerimizin donakalması nefsani bir algı yansıtmasıdır . Bu ima senaryoları bitmek tükenmek bilmez bir çerçevededir ve rahmet bilincimiz bunları bertaraf etmek üzere biçimlendirilmeli , nefsani oyunların zihnimizi hayırdan uzaklaştırmasına müsaade etmemeliyiz .

Son olarak alınganlığın elden geldiğince üzerinde durmaya çalışalım . Alınganlık genel bir psikolojik durumdur ve oluşan algılarda bu psikolojiye uygun olarak gerçekleşir . Bununla kast etmeye çalıştığımız genel bir hassaslık hali içinde iken çevremizde olanları nefsimizin belli bir perspektiften kendi üzerimize algılaştırması yada bizim o algıyı öyle anlamamızdır . Biz zaten hassas bir bünyede iken duyulan sesler ve sözler bizi farklı etkiler . Bir arkadaşımızla gezerken farklı bir kişi yada gurubun yanından geçtiğimizde bizim konuştuklarımızla ilişkilendirilebilecek bir ses veya söz duyarız ve bu nefsani bir sorgulama başlatır , acaba bana bir şey mi söylemeye çalışıyorlar ? Bu zaten bizim hassasiyetimizin olduğu bir durumdur ve yalnız otururken de aynı şekilde ses ve sözleri nefs aracılığı ile alınganlık frekansında algılayabiliriz . Acaba bana bir şey mi söylemeye çalışıyorlar gibi bir hal üzere olduğumuzu hissettiğimizde El Rahman ismi bizim yegane kılavuzumuz dur . Ancak bu durumu bir sonraki isimde açıklanacak arkadaşlık çerçevesini anlatacağımız El-Samed ismi ile karıştırmamalıyız . Üzerinde olduğumuz bu konuda alınganlığın etkisi altında olmamız gerekliliğini unutmamalıyız .

Belki şöyle bir örnek alınganlıkla birlikte teşhis edilen ima durumunu anlayabilmemiz de yardımcı olabilir . Hayatımızın zor dönemleri olduğunu söyleyebileceğimiz bir süreçte ki maddi durumumuz oldukça zor ve belki birazda borçlanmış olalım , bir arkadaşımıza nasılsın diye sorduğumuzda ” çok iyi , ayaklarımızın üzerinde duruyoruz ” gibi bir cevap aldığımızı düşünelim . Bu diyalog nefsin o anda , benim durumumu bildiğinden mi böyle bir beyanda bulundu diye , alınganlıkla birleştirilmiş bir ima sorgulamasına , zihni bu yönde düşündürmeye sevk etmeye başladığına şahit oluruz . Bu ilişkilendirme tamamen nefsani bir vehimdir ve yaşanılan bu dönemin nefsin kaygıları doğrultusunda kullanılma girişimidir . El-Rahman ismi ile bu zihinde oluşmaya başlayan nefsani faaliyet bertaraf edilmelidir .