PAYLAŞ

El Muid İsminin Yorumu

Allah’ın isimleri ile duygularımız arasında bir ilişki olması gerekliliği düşünülürken duygu kaynağı olarak elbette gönlümüzün merkezi bir yere sahip olacağı konusunda hiç şüphe yoktur. Çünkü leduni eğilimleri sezebilen hassasiyet ancak onun uhdesinde olmalıdır ki bizi yaşam boyu fuhşiyat dediğimiz aşırılıklardan koruma görevini yerine getirebilsin . Yaşam boyu bizi duygularımız aracılığı ile aşırılıklara sürükleme girişimi içinde olan nefsimiz , yaradılışı ilk örneksiz olarak meydana getirdikten sonra bunu tekrar ölümden sonrada iade edeceğini diğer bir ifade ile tekrarlayacağını bu ismi aracılığı ile beyan eder ve kuluna düşen görevin nefsin aşırılıklarından kendisini ve nefsini korumasının önemini yine bu ismi ile beyan eder daha basit söylenirse nefs ve aşırılıklar arasındaki ilişki ve bunun sadece belli bir süre kulun kontrolünde olacağı , sonucun bir hesap dönemine ulaşacağı bilinci , bünyemizde oluşturularak duygusal nefsani sapıklık denebilecek eğilimlerden şiddetle sakınıp bu isme sığınmalıyız .

Toplumsal ilişkilerde insanın hakk çerçevesinde atacağı tüm adımlar yaşam boyu üstünde taşıyacağı bir letafet şalı gibi üstünde duracaktır ve bu konuda hiç şüphe yoktur ne var ki bunu taşımak tabii olarak ciddi bir sabır işidir . İnsan duyguları konusunda nefsani dalgalanmaların etkisi altındadır ve nefis bunu asla vazgeçmeyen bir kararlılıkla sürdürür .

İşte üzerinde söz söylemeye çalıştığımız bu yüce ismin anlamlandırılmasında da insani ilişkiler açısından nefsin tehlikeli noktalara uzanabilecek , insanın sabır sınırlarını zorlayan etkileri vardır . Şimdi gerçekle hiç bir alakası olmayan tamamen sahte bir duygusal illüzyon üzere kurgulanmış bu nefsani eğilimi kavramlar doğrultusunda çerçevesini çizmeye çalışalım .

İlk paragrafta bahsedilen aşırılık ve buna bağlı bir kavram olarak söz edilen sapık bir duygulanım kavramının ilk adımı yada çerçevenin başlangıcı , gönül kayması olarak isimlendirilebilecek sahte aşk aldatmacasıdır . Nefis bunu o kadar yüksek bir maharetle ve hiç bir sınır tanımaksızın yapar ki , bu konuda sizi muhatap ettiği kişiye hissettiğiniz aşkı ne gelmişte nede gelecekte kimseye hissetmenin mümkün olmadığını  zannedersiniz ve nefis bu duygusal illüzyonu gerçekleştirirken ahlak , edep , haya , namus gibi hiç bir toplumsal erdemi tanımaz . Bu duygu karşı cinsten olan evli bir insana , kendi en yakın akrabana , çocuğun yaşındaki bir insana karşı hissedilebilir ve nefis gönlüme düştü deyip bu işin içinden sıyrılmaya çalışır . Şunu gözden kaçırmamak gerekir , bu sahte aşk duygusunu bünyeye yayan nefis hep aynı yalanı söyler , tüm aradığım özellikler onda .

Şimdi bir diğer sapkınlık eğiliminin nefsani yorumunu yapmaya çalışalım . İnsanlar arasındaki karşılıklı ilişkilerde bu gönül mevzularında özü sapkınlık olan duyguları bünyeye hakim kılmaya çalışan nefis ikinci adımını zihne çevresini toplumsal bir cinsel sapkınlık içinde imiş gibi algılattırarak yapmaya çalışır . Bazen çevremizi izlerken yada toplumsal bir etkinliğin içinde iken etrafımızdakileri gönül alemine ait tüm erdemli duygularını yitirerek cinsel bir sapkınlığa doğru meyil ediyormuş gibi hissederiz . İşte bu hakk tan batıla doğru dönüş nefsin hangi noktalarda neler yapabileceğine dair en açık kanıttır .

Bu isimle ilgili açıklamalar muhakkak devam edecektir , ancak yukarıda söz edilen duygusal durumlarda ve kalın harflerle ifade edilen kavramların , kişiler arası nefsani kıyaslarında Allah’ın bu mübarek isminin ( El Muid ) anılması gönlümüzde oluşan sapkın duyguların giderilmesini sağlayacaktır yine onun izni ile .