PAYLAŞ
El Kadir İsminin Yorumu

El Kadir İsminin Yorumu

Kudret ve gücü yetmek kavramları Allah’a izafe edildiğinde koşulsuz olarak kabul edilmesi gereken , bu iddianın kemal noktasında olduğudur . Allah kendi dinini beyan ederken , kendisinin gücünün de tariflerini tek tek yaparak , insanın hayatını programlamasında ihtiyaç duyacağı kılavuzu tüm detayları ile yine onun değerlemesine sunmuştur , bu tabii ki çok büyük bir lütuftur . El Kadir ismi varlık alemindeki yaratılışla ilgili ilahi takdiri kuşatması açısından çok önemli bir isimdir ki tüm varlıklar yaratılışları itibarı ile öncelikle bir takdirin tezahürüdür . Ancak bu bizim üzerinde olduğumuz konunun çok ötesinde bir ilmin konusudur ve biz ancak bu ismin davranış bilinci çerçevesindeki enfüsi değerlemesine değinmekle iktifa edebileceğiz .

Bu isim söz konusu olduğunda neden davranış biçimi vurgusunda bulunulduğunu açmakta fayda vardır . Allah Bakara Suresinin açılışını yaparken ilk beş ayette muttakilerin tarifini yapmakta ki bunlar gaybe iman ederler, namaz kılarlar ve infak ederler , yani gerçek inanç ve itikat sahiplerinin başka bir değişle Allah’ın kendi kitabında bahsettiği ve mümine düşen kendi yaşamını kurgulama sorumluluğunu yerine getirmede , her bir karar aşamasında sadece onun beyan etmiş olduğu kurallar çerçevesinde oluşturulan bir bakış açısı ile adımlar atarak ve eğer bu yapılırsa Allah’ın o mümini yine kendisi için istediği hedefe ulaştıracağı konusunda bir takdir içerisinde olacağından hiç bir şek ve şüphe duymamak gibi bir inanç sahipliğinden bahsetmekte ve bunu kullarından beklemektedir .

Gerçek bir inanç sahibi yada inancını bilinç düzeyine ulaştırmış hiç bir mümin işlerini düzenlerken Kur’an ve hadisatın genel çerçevesinden çıkarak nefsani bahane uydurma illüzyonun oyuncağı olamaz . Eğer bir emir varsa buna bağlı davranış bilinci teslimiyettir .

Her kul hakkı teslim etme noktasında oluşturacağı davranış biçimini Yüce Yaratıcının kudretine teslimiyet noktasında gerçekleştirmeli ve inancının gereğini yerine getirerek onun kudretinin muğlak yada belirsiz bir hüküm içerdiği gibi nefsani tuzaklardan arınarak , aksi takdirde yaşam bir bahaneler sarmalının kurgulanma zeminine yönlenecektir , inancının keskinliğini her davranışında ifade etmelidir .

Ailesinden çok yüklü miktarda nakit para miras kalan bir mümin, nefsin ” bu parayı en karlı değerlendirme şeklinin ihtiyaç sahiplerine çok yüksek faizlerle borç verebilirsin ” önerisine, ya ben ne yapayım hayat böyle ben de paramı en iyi şekilde çalıştırmalıyım yanıtını veremez. Ben ne yapayım bir bahane , faiz haram , bu işi yapmak ise teslimiyetten kaçmaktır . İnancı keskinleşmiş bir mümin yada tahkiki iman sahibi , imanını araştırma deneme ve tecrübelerle edinmek zorunda olan bir kul teslimiyetin Allah’ın yed-i emininde olduğunu bilir ve teslimiyetten kaçamaz hepimiz böyle olmak zorundayız .

İşlerini kendisine ayrıcalıklar yaratarak , başkalarından önde olma dünyasında yaşıyoruz bahanesi ile her yapılan işe bir rüşvet karıştırma eğilimi , nefsin teslimiyeti daha doğrusu Allah’ın El Kadir kudretini anlayamamış en ham hali olduğu konusunda hiç şüphe yoktur .