PAYLAŞ

El Hakem İsminin Yorumu

Allah’ın El Hakem isminin çizilmesi oldukça zor olan bir çerçevesi vardır . Bu isim İslam tasavvufundaki metafizik içeriklerle ve günümüz modern psikolojisinin uğraş konusu olan bazı kavramları harmanlamak gibi bir anlatım zorluğu getirmektedir . Bu ismin açıklamasındaki ilk kavram yazılarımızın en başında Algı Yönetimi bölümünde işaret edilen algı kavramıdır .

İnsan düşüncelerinin ve algılarının ne olduğunu bilebilmek bir başka insan için imkansızdır . Daha önce defalarca tekrarladığımız gibi insan nefsinin yine insanın duygularına , zihnine ve psikolojisine kendi kimliğini temsil eden eğilimleri yansıttığını ve bildiğimiz tüm kavramlarla ifade ettiğimiz bu metafizik tespitleri en azından bu yazı dizisinde algı olarak tanımladığımızı belirtmiştik. Algı uygulama alanı olarak çok sayıda konuyu açıklamakta kullanılmaktadır . Fiziki duyuların bir algılanışı olduğu gibi , bizim konumuz olan maneviyat içerikli olgularında bünyemiz tarafından tespit edilişi vardır . İşte biz bu tespitlere algı demekteyiz ve tüm bu algılar bizim günlük dilimizde nefsani eğilimleri de içinde barındırır şekilde varlığını sürdürmektedir . Korku , endişe , nefret , tembellik gibi sayılamayacak kadar çok nefsani eğilim birer algı olarak yaşamımızda vardır .

İşte bu isimde açıklanmaya çalışılacak olan konu bir üst paragrafta girişi yapılan insan benliğinin yine insanın duygularında , zihninde ve psikolojisinde oluşturduğu algıları kullanarak çevresi ile ilişki kurmaya yönlendirme oyunudur . Eğer bu algıların baskısı ile insan her hangi bir davranışta bulunacak olsa Allah’ın indirmiş olduğu meşru hükümlere muhalefet etmiş olur ve biz bu tip nefsani yönlendirmelerle davranış oluşturma biçimini sinsilik kavramı ile ifade etmekteyiz . 

Şimdi benliğin algıları anlamlandırma ve onlarla ilişki kurma gayretlerini basit örneklerle anlamaya çalışalım . İçinizde yaşadığınız ev ortamından sıkıldığınızı algıladığınız nefsani bir eğilimi tespit ettiğinizi düşünün . O anda televizyondan , vurgulanmış haliyle etrafa yayılan  ” yazık ” kelimesinin etkisinin hissedildiği bir an olsun . Tam o esnada eşinizde odanın kapısını açarak içeri geldiğinde , sanki onun sizin bütün düşüncelerinize vakıfmış gibi ve sıkıntı duygusunun kaynağı da kendiniz imiş şeklinde bir utanma duygusuna sürüklendiğinizi algılıyorsanız benliğiniz sizi sinsilik tuzağına yöneltiyor demektir . İstediği sizin bu hal üzere eşinizle iletişime geçmenizi kurgulamaktır , çünkü bu durum sizin meşru davranış tarzınızdan ayrılarak algıların yönetimine girmeniz sonucunu doğuracaktır . Sanki iç sıkıntısının kaynağı sizin kendiniz imiş , yazık ifadesi ile ” yani insan ailesinden sıkılır mı ? ” şeklinde beliren düşüncenin sonucu kendini suçlu hissetmenin oluşturduğu utanma halinin buna binaen oluştuğu gibi, insanı meşru duygusal ve düşünsel yapısından bir anda uzaklaştıran zihin hali , nefsin sizi esir almaya çalışma gayretlerinin adımlarıdır .

Algı oluşturmak yada var olan bir algıyı kullanarak insanları istediği noktaya getirmek, günlük dilde kullandığımız emri vaki halinin tezahürü bir illüzyondur. İş yeri kiralamayı düşündüğünüz bir dönemde, bu konu hayalini kurduğunuz mağazanın bulunduğu çevre tarafından da bilinmektedir, siz olup olamayacağını düşünmekte iken oradan geçtiğiniz bir gün şöyle bir duygusal halin senaryosunu gözümüzde canlandıralım. Algı zaten hazırdır aklımızın bir köşesinde herkes sizin o iş yerine talip olduğunuzu bilmektedir. Yan dükkanda yoğun bir kalabalık hararetli bir şekilde konuşmaktadır aralarında. Zihnimize yansıyan şu cümleler bir algının oluşumunu sağlayacaktır. “Devir zor devir öyle aklına esince iş kurmak artık eskilerde kaldı” , beş düşünüp bir adım atmak lazım” , “oldukça da pahalı bir kirası var” gibi size yönelmiş ve yine sizi olumsuz bir düşünceye yöneltmek için yapıldığı zannedilebilecek, karşılığında da kendi gündemlerinde olan başka bir ihtimali, yeri kendi istedikleri bir adaya vermek istediklerine dair bir algıyla sizi istedikleri noktaya getirmek için planlanmış bir kurguyu benliğimiz rahatlıkla hazırlayabilir. Sohbetin, insanlar sizin farkınızda olsalar da sizinle hiç bir alakası yokken bir anda öznenin sizin olduğunuz bir yönlendirme haline nasıl dönüştüğünü ve içindeki sinsiliği hemen fark ederek Allah’ın El Hakem ismini anmak , benliğimizin tuzağına düşmekten bizi koruyacak algıyı bertaraf edecektir.

Bu arada insan yaşamında nefsin kullanabileceği , algı yaratan diğer bazı etkilerin varlığından söz etmeliyiz bu arada. Örneğin işaret parmağınızı çevrenizdekilerin göreceği şekilde kaldırarak ve onlara haklı bir konunun savunuculuğunu yaptığınız bir anda işaret parmağınızın ucunda küçük bir iğne hissinin oluştuğunu düşünün . Nefsiniz o anda zihninize bu küçük hissin sizin haklılığınıza işaret eden bir ilahi tasdik olduğu şeklinde algılamanız gerektiğini düşündüren bir vehim oluşturabilir . Ve sanki etrafınızdakilerin bu histen haberi varmış gibi bir düşünce iklimine sizi yönlendirmek için elinden geleni yapabilir . Bu bilincini yitirmiş hal ancak Allah’ın nefsani algıların tümünü bildiği ve insana kendisi için çizilmiş meşru davranışlar alanı dışında kendisini ifade etme imkanı verilmediği bilinci ile yine onun El Hakem ismini anarak bu hali bertaraf eder .