PAYLAŞ
El Hadi İsminin Yorumu

El Hadi İsminin Yorumu

Anlama , kavrama ve sezme yetenekleri ile yaşamı boyunca kendisini biçimlendirme gayreti içerisinde olan insan , seçmiş olduğu eğitim tarzı ile kendisine bir hayat görüşü oluşturur . Burada elde edilecek olan bilgi çeşitliliğini seçme konusunda insanın üzerinde çok önemli bir sorumluluk vardır . Çünkü yaşam görüşü onu içinde bulunduğu tüm topluluklar nezdinde ifade edecek , insanların onun hakkında ne düşüneceğini , kendisini her temsil etmesi gereken anda ürettiği fikirle , ki fikir ancak elde edilmiş bilginin değerlendirilmesinin sonucunda ortaya çıkar ve toplumla uyumluluk konusunda kendisini temsil eder . İnsanın kendisi için kurgulayacağı yaşam biçiminde savunacağı görüşler ve bakış açıları almış olduğu eğitim ile ilintili olarak etkili olacak fikirleri ancak iki farklı sonuçtan birinin elde edilmesi ile nihayetlenir . El Hadi İsminin yorumu fikir ana kavramının açılımları ile ilgili olacaktır.

Erdemli yada ferasetli olarak nitelendirilen fikirlerin sonucunda meydana çıkan davranış biçimleri yada beyanlar , insanlarla anlaşabilen , uyumlu bir tavır olarak değerlendirileceği gibi , bilgiye ve emeğe dayanmayan bakış açıları , görüşler ise çevre tarafından yanılgı yada delalet olarak ifade edilecektir . Peki hidayet olarak ifade edilen Allahın insanları yönlendirmesi ne demektir öyle ise ? Allahın yardımının elde edilebilmesi için onun yakınlığını elde etmekten başka çare olmadığı açıktır . İşte ancak hakkı değerlendirmede onun inceliklerini anlamaya çalışmamız , bizim bu konudaki sezgilerimizin kuvvetlenmesi ve anlayışımızın ancak zerafet kazanması ile sonuçlanır ki biz buna hidayet diyoruz . Hidayet, feraset, anlayış ve kavrama becerilerinin gelişimi ve hakka şehadet noktasıdır ve El Hadi olan Allahın yardımı buradadır , tabii ki biz bunu nesnel olarak açıklayamayız ancak yüksek bir ilmin iradesi olduğuna tanıklık edebiliriz .

Bizim kendimiz için yapmamız gerekenlere çok küçük bir açıklamadan sonra , yukarıda anlatılmaya çalışılanlarla nefsin fikir konusunda bünyemiz üzerinde yarattığı illüzyonların ilişkisi nedir onu anlamaya çalışmamızda fayda vardır . Nefis kendisinin tatminleri için ait olduğu bünyeyi yönlendirme konusunda oluşturduğu fikirlerden , bakış açılarından başka bir bakış açısından asla hoşlanmaz ve bunlar ortaya çıktığında aşırı tahammülsüzlükler gösterir . Nefsin farkında olmadığı ilk şey her hangi bir fikir üzerinde üstünlükler manasında söz sahibi olmadığıdır . Çok basit bir örnekle konuyu açıklamaya çalışalım , televizyonda bir tartışma programı seyrederken , farklı fikirlere sahip iki kişiden birisine görüş olarak daha yakın olduğumuzu düşünelim . Tabii ki burada tartışmanın konusu hakkında nefsin bizim kendi bakış açımıza yerleştirdiği algılar vardır , ki bunları bazen tabu haline bile dönüştürebilir . İşte karşı düşüncedeki kişinin beyanlarını dinlerken , nefs bünyeye bu düşüncelerin ne kadar yalnış olduğuna dair kışkırtıcı algıları yönlendirmeye başlayarak , zerre kadar hakkı olmayan bir konuda bu adam saçmalıyor, böyle düşünce tarzı mı olur gibi , belkide çok büyük emekler sonucu oluşturulmuş bir fikri yok sayar ve muhatabına kızar . Bu nefsin bünyemizde oluşturduğu , feraset olgunluğunu kullanmamıza engel olmak için oluşturulmuş bir iilüzyondur . Tüm insanlara ait her türlü fikir eksik yada yanlışlıklarla bezenmiş olabilir . Bunu çözümlemek nefsin işi değildir ve bizi ancak sağduyu eksenimizden çıkararak , zaten hiç bir etkisi olamayacak bir konuya , başkalarının fikirlerine saygısız bir kimlik olarak dahil edecektir . Bu tip algıların eşiğinde yapmamız gereken hiç şüphesiz El Hadi İsmini anmak olacaktır.

Hiç şüphesiz hak potasında erimiş fikirlerin içinde barındırdığı feraset olgunluğu , herkesi teraziye koyacak bir enginliğe sahiptir . Bu yüzden hiç bir farklı fikre olgunlukla bakamayan nefse , fikri konularda kendisine ait bir üstünlük makamı olmadığını hatırlatmak için bu tip tartışmalarda , hem muhatabımızın hemde üçünçü kişilerin bakış açılarına tahammülsüzlük gösteren nefsani algıların oluşumunda El-Hadi ismini anarak gönül hoşnutluğunu elde etmeliyiz .

Söz konusu isim insanın düşüncelerini biçimlendirmede nefsin olmadık oyunlar oynadığı ve insanı büyük yanılgılara sürüklediği çok önemli bazı zihinsel faaliyetlerde de kendisini gösterir . Bu konuları başlık olarak sıralamaya çalışırsak tahmin etme , yönlendirme yada şartlama , ciddi fikir ayrılığı yaşanan birini yaşamından çıkarma eğilimi .

Düşüncelerimiz içerisinde pusuda bekleyen nefsin insanoğluna oynamaya çalıştığı en tehlikeli oyunlardan biri , sonucu hayal alemine sürüklenmek olan , tahmin etme yada fikir yürütme yetimizin içerisine yerleştirdiği illüzyonlardır . Buna dayanarak sosyal yaşamda çok sık karşılaşabileceğimiz yaygın bir örnekle konuyu açıklamaya çalışalım , son zamanlarda evlenmeye karşı çok sıcak baktığınızı ve bunu istediğinizi yakın çevrenize , arkadaşlarınıza söyleyip bir niyet beyanında bulunduğunuzu düşünün . En yakın arkadaşınız olan biri buna çok sevindiğini ve kendisinin de elinden geleni yapacağını size açıklarken , aklınıza arkadaşınızın çok yakından tanıdığı ve sizin de hoşunuza giden bir adaya , niyetinizin yine arkadaşınız aracılığı ile iletilebileceğini umut eder bir halde oradan ayrılıp işinize , gücünüze koyulduğunuz bir senaryo olsun . Bu fikir hep aklınızın içinde bir halde belli bir zaman geçer ve bir gün söz konusu adayla herhangi bir yerde karşılaşırsınız , işte o anda sizi yanılgıya sürükleyebilecek çok önemli bir ayrıntı ortaya çıkar ve bu kişi size her zamankinden daha içten bir selam verir . Paragrafın başında ifade edilen hayal alemi yada tahmin fırtınası sizi gerçekle alakası olmayabilecek bir kurguya yönlendirebilir . Arkadaşınız , adaya sizin niyetizi açıklamış o da bu konuya sıcak bakmıştır . İşte bu nefsin yansıdığı bir fikirden zuhur eden tahmin hatası sizi olmadık duygulara ve planlara , hatalara sürükleyebilir , bu yüzden , bu fikrin ilk ortaya çıktığı anda , bu tahmin illüzyonu El Hadi ismi ile bertaraf etmeli ve zihnimiz nefsani algılardan derhal arındırılmalıdır .

Farklı bir fikir ayrılığı gerçeğinin insanlara neler yaptırabileceği konusunda diğer örneklerle devam edersek , nefsin önemli bir algı yanıltması ile ilişkilerimizi nasıl yönlendirebileceğine dair hiç istenmeyen noktalara ulaşabiliriz . Hayat görüşü oluşturma yada fikri gelişim süreciniz sonucunda oluşan , inanca dönüşmüş bakış açılarınız ile tam ters istikamette düşünen biriyle bir tartışmaya girdiğimizi var sayalım .  Örneğin siz bir materyalist , muhatabınız ise ehli sünnet erbabı bir kişi olsun . İki tarafı da fikirlerinin oluşturduğu inançları açısından son samimi kabul edelim ki öyledir . Bu iki tarafın fikir geliştirme süreçlerinde ne tür bilgilerin etkisi altında kaldığını kimse bilemez . Ancak bir materyaliste yaradılış , ehli sünnet erbabına maddenin evrimi asla kabul ettirilemez . Ancak sorun şudur bu tartışma esnasında nefs bu olaya ne kadar müdahale ederek , tarafların birbirine tahammülünü , kızgınlığını etkilemektedir . Fikri tartışmalarda ana sorun budur , ki bu tartışmanın tarafları eğer bu nefsani algıyı ve buna bağlı tahammülsüzlüğü o esnada El-Hadi ismi ile bertaraf etmezlerse tartışma anlaşmazlıklara buda birbirlerini hayatlarından çıkarma ve ilişkiyi bitirme noktalarına getirebilir .

Burada ana sorun şudur nefsin yaratmış olduğu tüm algıların içeriği ve çerçevesinde ki bu çerçeve birden çok kavramın bir araya gelmesinden oluşur , nefsin illüzyonunu dayandırdığı bir ana tarif vardır ki nefs kıyas mekanizmalarını bu öz üzerinden çalıştırır . Buradaki ana tarif , nefsin fikir geliştirmek konusunda tüm çevresini ferasetten uzak gösteren algıları , diğer bir ifade ile doğruyu bulma konusunda sezgilerinin , kavrayışlarının ve anlayışlarının yetersiz olduğunu zihne yönlendirerek , hiç bir fikri beğenmeyen , tartışılmaya değer bulmayan bir bünye yaratmak olarak belirtilebilir . Oysa kaynağı kim olursa olsun hakkı ifade eden bir fikir , yaratıcının kulu için takdir ettiği feraset sürecine katkıda bulunabilir . Fikirler üzerinde tartışılmak içindir , başka bir ifade ile hakka hizmet etme gayesi gütmelidir , feraset ancak böyle oluşur , El Hadi olan Allah’ın kulunu hangi bilgilerin sonucu ferasete ulaştıracak fikirlerin sahibi yapacağını kimse bilemez . Bize düşen fikri manada nefsin kaynaklık ettiği bir üstünlük makamına aday olmak değil ki bunun tam tersi de doğrudur , kendisini bir fikrin altında ezilmiş hissetmek , fikirlerin nasıl hakka hizmet edeceği konusunda çalışmak ve hiç bir fikri ve fikir sahibini değersiz ilan edip , duyguların etkisi altında kalarak hayatından çıkarmak olmamalıdır .