PAYLAŞ
Allahın El Ganiyy İsmi

El Ganiyy İsminin Yorumu

İnsan nefsi kendisine ikinci el olarak emanet edilmiş aşağıda zikredilen kavramlar konusunda şahsileştirici olduğu gibi zenginlik üretmek konusunda kendi mülkü zannettiği bu hasletlerin tasarrufu konusunda da söz sahibi olmak ister . Burada nefs muhtaçlık kavramına dayandırılmış kendisine ait olmayan bir üstünlük makamını zenginlik olarak , yada aşağılanmayı kabul bölgesinden bir vehme bağlı olarak fakirlik çerçevesinde algılarla emeğimizi , yeteneğimizi , ilmimizi , zekamızı , gönlümüzü , makam mevkimizi , güzelliğimizi vs. ile elde etmeye çalışacağımız zenginlik için girişilen çabalarda davranışlarımızı kendi tasarrufu altında tutmak bu hasletlerle yapacağımız tasarrufları , uygulamaları yönetmek ister. El Ganiyy İsminin çerçevesi yukarıdaki söz konusu kavramlarla çizilebilmektedir.

İnsan yaşamı boyunca birbirinden çok farklı ekonomik imkanlara sahip olduğu dönemler yaşar . Fakirlik yada fakru zarurete düşmek insan nefsi tarafından çevresine yada insanlara muhtaçlıkla bakma eğiliminin hazırlıklarının yapıldığı dönemdir . İçine düşülen zorlukların atlatılması sürecinde çevrenin bizim için yapacaklarına muhtaç olduğumuza dair hissedilen derin duygular bizim gerçekten ihtiyacımız olan güce olan imanımızı perdeleme girişimidir , daha basit bir ifade ile nefs muhtaçlık konusundaki tespitini insanlara , yani toplumsal ilişkilere bağlar ve bünyeyi bu şekilde yönlendirmek ister zenginlik ve fakirliğin yaratıcısını unutur . Bunun bir adım ötesi koşulların değişmesi ile kendi imtiyazlarımızı nasıl kullanacağımız konusunda ortaya çıkar ve asıl önemli nokta da burasıdır . İçinde bulunduğu topluma için için muhtaçlık duygularını bünyeye sevk eden nefs artık zorlukların atlatılması ile zengin olma yolculuğuna çıkmış kendisine ait değerleri işine yansıtacağı aşamaya gelmiştir . Amaç fakirlik duygularından , dönemlerinden kurtularak giriş bölümünde sayılan hasletlerden hangisine sahipse bunu hiç bir kurala kaideye tabi olmaksızın kendisini ihtiyacsızlıklar dünyasına atmak , muhtaçlığı hayatından çıkarmaktır . İşte bu , hakkı görmezden gelerek ne bahasına olursa olsun zenginlik anlayışı insan nefsinin ahlak yoksunu olduğu haldir. Ahlaksızlık nefsin kendisine emaneten verilmiş olan hasletleri El Ganiyy olan Allah rızasına uygun bir biçimde tasarruf etme sorumluluğunu henüz kavrayamamış  halidir ve bünyeyi de bu olgunlaşmamış yapının peşinden sürüklemek ister .

Nefsin burada kullandığı gerekçe müstağnilik , diğer bir ifade ile kendi kendine yeter olma , benim hiç bir şeye ihtiyacım yok vehmidir ve nefs bu hali iki şekilde kullanır ya sahip olduğu hasletleri kullanarak insanlara istediğimi yaptırırım noktasındadır yada bu hasletlere sahip olanlara muhtaçlık yanılgısındadır El Ganiyy olanı unutarak. Ancak her ikisinde de bulunduğum noktada ilişkilerin gerektirdiği bir biçimde davranarak daha zengin bir duruma gelebilirim yada maddi dünya beni zengin etmek için yeterli bir zemindir müstağniliği ile kendisine Allah rızasından ve etkisinden bihaber bir ilişkiler dünyası yaratır ki nefsin ahlakı yok saydığı bu şirkten şiddetle sakınmamız gerekir . Bu isim için genel bir tanımlama yapmaya çalışırsak , El Ganiyy olan Allah’ın bize emaneten vermiş olduğu giriş paragrafında yazılan özellikleri yine onun bizden beklediği şekilde hak çerçevesinde tasarruf etmek bizim nefsimizin eğilimleri karşısında kişilik gelişimimizin ahlaki manada ne kadar olgunlaştığının diğer bir ifade ile kemalinin göstergesidir . Nefsin kendi kişiliğini yok sayarak makam , ilim , zenginlik gibi sayılan yukarıdaki özelliklere sahip bir kişi karşısında nerede ise kendi varlığını kaybedecek noktada bir küçülme eğilimi göstermesi , yada tam tersi sahip oldukları ile karşısındakilerin kendisine bir muhtaçlık içerisinde olduğunu vehmederek kişilik konusunda bir üstünlük eğiliminde olması batıl bir illüzyondur . Zengin bir kişi karşısında belki bana bir faydası dokunur beklentisi ile eğilip büzülmeyi , sağlık konusundaki bir problem nedeni ile bir profesör karşısında kendisini bir nokta kadar küçülmüş hissettiren nefsin kişilik konusunda oynadığı oyun hep aynıdır . Bunun tam tersi de aynı manaya gelmektedir . Kişilik aracılığı ile ahlak kuralını bünyeye yok saydırmak .

Bu durumu şöyle bir örnekle açmaya çalışalım , yakışıklı veya güzel , maddi durumu iyi , zeki bir arkadaşınızın olduğunu düşünün ve sürekli bir ilişkiniz olsun . Arkadaşınızın bu özellikleri sizde zaman içerisinde ona karşı bir muhtaçlık duygusu arkadaşınız da da müstağnilik vehmi oluşturuyorsa diğer bir ifade ile ilişkiler hasletlere göre belirleniyor vehmi nefs tarafından yansıtılıyorsa işte bu illüzyona çok dikkat etmek gerekir ki , sizdeki bu rahatsız edici muhtaçlık duygusu, arkadaşınızda ki ben daima kendi kendime yetiyorum vehmi tüm davranışlarımızı bu ahlak yoksunluğuna göre düzenlettirmesin . Eğer ilişkilerden anladığımız nefsani muhtaçlık vehmi , zenginlik elde etme tasarruflarımız da merkeze oturur ve gerçekten muhtaç olduğumuz yüce yaratıcının koyduğu kuralları görmezden gelirsek ahlak bilincimizi nefse kurban etmiş oluruz ki bu hatayı asla yapmamalıyız . Kısaca anlatılmaya çalışılan sağduyumuzun oluşturmaya çalıştığı ahlak bilinci yerine nefsin ikameye zorladığı kendi kendine yeterlilik yani müstağnilik kavramıdır .

Elimizdeki değerlerle mücadelesi içine girdiğimiz zenginlik elde etme , fakirlikten kurtulma çabalarına nefs sürekli kendi eğilimleri ile davranmamız için bize derin örnekler sunar . Arabamızı tamire gideriz bir kenarda keyifle otururken ” parayı verince nasıl işlerin halloluyor , bu adamlar benim parama muhtaç” der , önemli bir ürünün tedarikçisi oluruz ve nefs müşterilerim bana muhtaç der ve onları mala ulaşmak için size muhtaç duruma sokmak ister yada tam tersi ihtiyacımız olan bir ürünün tedarikçisine muhtaç olduğumuz vehmini yaratır , bazen çok daha derin bir muhtaçlık duygusu ile Malikül Mülk te sayılan özelliklerden biri veya bir kaçı tarafından çevremizdeki birinin bizi tamamlaması ihtiyacına benzeyen ona karşı duyulan ciddi bir muhtaçlık duygusuna sürükler , bir esnaf kapıdaki müşterisine yine derin bir muhtaçlık duyar gibi çok sayıda muhtaçlık vehmini algılaştırır . Bu karşılıklı duyulan muhtaçlık duygularının asıl nedeni bir kendi kendine yetme felsefesi oluştururken fakirlikten zenginliğe giden yolda nefsin kendi tatminlerini ön planda tutarak sahip olduğumuz sayılan özellikleri hak çerçevesinden uzak bir şekilde tasarruf etme nefsani eğilimimiz den kaynaklanmaktadır . İşte tüm bu muhtaçlık ve müstağnilik duygularını her tespit edişimizde ahlak bilincimizi Allah  ‘ ın rızasına uygun olarak düzenleyeceğimizi teyiden El Ganiyy ismini anarak bu algıların bertarafını sağlamalıyız .