PAYLAŞ
El Celil İsminin Yorumu

El Celil İsminin Yorumu

Duygularımıza hayatımız boyunca kendi eğilimleri doğrultusunda bir şekil vermeye çalışan nefsimiz , tasavvufi psikolojinin en önemli etkilerinden birisini , sadece Allah’a ait olduğunda hiç şüphe olmayan ve ancak onun uluhiyetine izafe edilebilecek yücelik sıfatını insanın yada insan bünyesinin davranış biçimi olarak belirlemeye , yarattığı algıların etkisinde bırakmaya gayret eder . Burada yüceliğin ne anlama geldiğini bu ismin çerçevesi dahilinde anlamaya çalışırsak , nefs yüceliği yada yücelmeyi , diğer insanlarla kıyaslandığı zaman , bulunduğu konum her ne olursa olsun , makam olabilir , kariyer olabilir , ilim olabilir , aile içerisinde tuttuğu yer olabilir , arkadaşlar arasındaki konumu olabilir ulaşılmazlık yada sıradanlığı kabul etmemek olarak sergilediği algılar aracılığı ile bünyeye kabul ettirmeye çalıştığı bir hal olarak belli eder .

Davranış bilinci olarak insanın Allah varlığının delilleri olan isim ve sıfatları karşısında , sınırını bilmek olarak ifade edilebilecek kemal noktasındaki duygusu muhakkak ki tevazudur . Tevazu , bulunulan konum ne olursa olsun hırs sarmalından arındırılmış ki hırs nefsin yücelme konusunda insanı etkisi altına almaya çalıştığı esas yanılgısıdır , çünkü gerçekten ilahi manada yüceliğin kapsadığı ulaşılmazlık insan yeterliliğinin ötesindedir , davranış biçimimizin genel prensibi olmalıdır . Şöyle de ifade etmek mümkün olabilir nefs hayatta ulaşılmaz ” ne büyük adam ” olma eğilimini hırs duygusunu kullanarak gerçekleştirmek ister . Sıradanlıktan kurtularak elde etmek istediği tüm konumlar için genel eğilimi ” benim ne büyük işler yapacağımı göreceksiniz ” gibi o noktaya ulaşıldığında yanına ancak desturla girilebilecek bir profilin gerçekleştirilmesidir .

Yapacağı işleri seçerken pek çok kişinin hayatını idame etmek için katlandığı zorlukları bir anda hiçe sayarak genelin fiillerini beğenmeyip onları sıradan ilan ederek kendisi için ulaşılması zor hedefler belirler ve genellikle de insanı hayaller peşinde koşturabileceğinin farkında bile olmaz , kısacası hep gözü yükseklerdedir . İşte bu sıradanlıkları bahane ederek kendini ispat etme yanılgısı tevazunun tam tersine insanı hırslarının kurbanı olan bir kimlik haline dönüştürebileceğinden , özellikle gençlikte başlayan bu bilinçaltı yoğunluğu , kapasitemizi , koşullarımızı , imkanlarımızı , yeteneklerimizi , eğitimimizi vs. ve bunlarla elde edebileceklerimizi tevazu çerçevesinde değerlendirilerek hayatın Allah’a ait sıfatların kul tarafından taklit edilecek bir süreç olmadığı konusundaki bilincimizle ulaşılmazlık konusundaki nefsani eğilimlerimizi El Celil ismi ile kontrol altında tutmalıyız .

Bir kaç basit örnekle konuyu açarsak belki daha faydalı olabilecek düşünceler uyandırabiliriz . Alınan eğitimler sonucunda genel olarak çoğunluğun istihdama katıldığı işler , insan nefsi tarafından ya her kez o işi yapıyor benim hayallerim başka ben master yapıp onlardan bir adım daha önde olacağım gibi , derinlerinde pek çok kişiyi aşarak sonucu konumuna zor ulaşılacak bir profili çizmeye çalışılıyorsa , bu sıradanlıktan kurtulma eğilimi çok iyi tahlil edilmeli ve hedefler yine bu eğilimlerden arındırılarak belirlenmelidir .

Bu ulaşılmazlık kaynaklı hırs eğilimi , insanlar önce benim ayağıma gelmeli yada o benim ayağıma gelsin gibi , ben öyle her hangi biri değilim , bulunduğum konum itibarı ile kendisini ispat etmiş bir kimliğim var ve her kez bunu tanıyacak şeklinde bir yanılgıyı taşır . Tevazudan uzak bu nefsani anlayış , iyi eğitim almış bir yöneticiyi , patronu ile arasında geçen bir tartışma sonucu , aranın düzelebilmesi için önce patron benim ayağıma gelmeli , çünkü o yaptığım işler konusunda bana muhtaç gibi velayeti hiçe sayan bir düşünceye sürükleyebilir .

Günlük yaşantımızda hırs duygusunun yansımaları olan sıradanlıktan sıkılmışlık illüzyonu en çok yakın çevremizin bize karşı olan davranışlarında ortaya çıkmaktadır . Çok uzun seneler boyunca arkadaşlık ettiğimiz ve yakınlığımızın göstergesi olan ve edep sınırlarını aşmayan tavırları ile üzerimizde her türlü espri ve muziplik hakkına sahip olan kişilerin davranışları bile belli zamanlarda , bana böyle davranma cür’etini nereden elde ediyorlar şeklinde bir nefsani çözümlemeye dönüşebilir . O dönem size hiç kimsenin sıradanlığınızı hatırlatamayacağı bir süreçtir , yakın zamanlarda arkadaş olduğunuz birinin de samimi davranışları aynı etkiyi uyandırabilir . İşte bu bahsedilen nefsani halleri algıladığımızda , koyu harflerle belirtilen kavramların nefsani kıyaslara dönüştüğü anlarda , örneğin ne hırslı adam gibi bir kişiyi diğerlerinden hırslı olarak tanımlayan nefsani eğilimler belirdiğinde Allah’ın El Celil ismini anmalıyız .