PAYLAŞ
El Cami İsminin Yorumu

El Cami İsminin Yorumu

Gönlün , nefs ile tevhid çerçevesinde verdiği en önemli mücadelelerden birisi , nefsin bünyeyi bireyselleştirme gayretidir . Biz la ilahe illAllah derken onun yaratmış olduğu varlık alemine ne büyük ehemmiyet verdiğinin bilinci ile varlık alemine karşı sorumluluğumuzu teyit ederiz ki zaten bizden tevhidi manada beklenen de budur . Bu üstünlük makamları sahibine varlık aleminin borcudur ve o bizden toplumsal bir varlık olarak yaratıldığımız gerçeği ile içinde bulunduğumuz camiaya , topluluğa yada topluma kayıtsız kalmamamız gerekliliğini şart koşmuştur . Nefs tam tersine insanı , varlığının bir fonksiyonu olan toplumsallığı yine toplumların , cemaatlerin içinde zaman içinde gelişmiş yada yaradılıştan var olan tüm düşünsel ayrılıkları , farklılıkları kullanarak bireysel bir canlı haline dönüştürmeye çalışır . El Cami İsmi benliğimizin bu ayrılık tuzaklarının hikayesini anlayabilmemiz için bulunmaz bir kaynaktır.

Yine nefs varlığın kendinden ibaret olduğu vehmi ile ait olduğu bünyeyi içinde bulunduğu insanlardan soyutlamak onu bireyselliğinin içine hapis etmek için çeşitli yöntemlere müracaat eder . Sağduyumuzun yada akıl gönül işbirliğimizin denetiminden uzaklarda bir yerde sonuç olarak ” ne hali varsa görsün-görsünler ” senaryosunu uygulayarak , kendi çıkarları doğrultusunda davranma genel tanımı içerisindeki bencillik eğilimi ile bünyeyi toplumsallığından böl parçala yönet yöntemi ile bireyselliğe hazırlamaya çalışır . Bu gerçekten dikkatlerden kaçabilecek nefsani bir eğilimdir ve çoğu zaman tespit edilmesi de zordur bu yüzden çok dikkatli olunmalıdır .

Bireysellik nefsin öğlesine içine dönük hazırladığı bir haldir ki ibadetleri dahi ne için yaptığımızı bize unutturur ve bu günkü namazı da kıldık deyip camiden çıkar gider . Bu namazın neden kılındığı kime karşı yerine getirildiğinin hiç bir önemi yoktur . Bu namaz veya bir başka hak davranış olabilir , örneğin hasta bir arkadaşınızı ziyarete gidersiniz , çıkışta mutlaka bir rahatlık hissedilir , nefs için bu kadarı yeterlidir . Bu rahatlık nereden gelmiştir diye asla sormaz , işte bu sorgusuz anlarda yapılan fiilleri Allah rızası ve onun kabulü için yaptığımızı mutlaka El Cami ismi ile pekiştirmek gerekir .Bu bireyselleşme eğiliminin bir sahnesi ben bu fiilleri yaptım görev yerine getirildi derken o anda orada bulunamayan herhangi bir arkadaşımız aklımıza geldiğinde nefs yine ne yapayım ne hali varsa görsün gibi bir algı yönlendirir , bu nefsani hal asla böyle bırakılmamalı yine El Cami ismi ile Allah ona da nasip etsin ile tamamlanmalıdır .

İnsan muhakkak zaman içerisinde çevresindeki insanlar için bir şeyler yapar , bu hali ben çok şey yaptım bundan sonrası için bana ne noktasına taşımaya çalışan nefsin gerçek amacı bireyselleşmedir . Her ne sebeble olursa olsun eğer nefsimiz bizi bana ne yada ne halleri varsa görsünler eğilimine sürüklüyorsa bunun gerçek amacı nefsin kendine dönüş vehmidir , şöyle bir örnek daha verilebilir , kalabalık bir gurup trafikte karşıdan karşıya geçerken siz bir yolunu bulup her kesden önce kaldırıma ulaşırsınız ve o anda arkada kalanlar için bana ne algısı alıyorsanız işte bu nefsin bireyselleştirme çabasıdır .

El Cami İsmi çerçevesindeki bireyselleşmeye dayalı ikinci nefsani illüzyon görüş ayrılıklarını kullanan bölücülüktür . Bireyselleşerek insanın toplumsallığını yada cemaat bilincini yok etmeye çalışan nefs , bölünmüşlük aldatmacası ile hiç beklenmeyen ayrılıkları senare eder ve bunun da sebebi baştan beri anlatılmaya çalışıldığı gibi bellidir .

Çalıştığımız kurumun üst düzey yönetiminin aldığı kararlar diğer bir ifade ile daha alt kademedeki personel arasında bu tasarruflardan ötürü belli görüş ayrılıkları olduğunu varsayalım . Bizimde çalıştığımız bölüme muhakkak bu ayrım yansıyacak , insanlar gerek düşünceleri gerek beklentileri doğrultusunda bir tarafın destekleyicisi olacaktır . Zaman içerisinde bu durum ilişkilere yansıyarak davranışlara dönüşecek , iki farklı gurubun zihinlerinin arka planlarında hep bu ayrımın sinir uçları , tarafların kendi haklılıklarını tescil ettirmeye yönelik ve tüm düşünce ve beyanları esir alan bir iletişim yöntemiyle  karşı guruba yaklaşımının belirleyici ifade iklimini oluşturmaya başlayacaktır . Daha basit bir ifade ile tüm beyanlarımız bu ayrılık düşüncesinin nefsani yönlendirmesi ile ve karşı taraf için bir bölünmüşlük duygusunun etkisi altında ve bu bölünmüşlüğü besleyen ifadelerle olmaya başlayacaktır . Bu ayrılığı besleyen siz biz yada sen ben gibi gönül alemini bölücü nefsani yaklaşımları hissettiğimiz anda bizim için El Cami kapısı açıktır . Faydalı olabilecek bir detay da şudur , öyle yemeyi molasında sizin yerinizin hiç de istemediğiniz karşı grubun arasında yer almış olsun . Bu nefsani bir rahatsızlık yaratacak ve gözünüz kendi grubunuzdan birilerini arayacak ve gördüğünüz zamanda büyük bir rahatlama hissedeceksiniz . İşte siz biz bölücülüğünün sınırları buralara kadar uzanmaktadır .

Tarihsel süreç içerisinde veya takdiri olarak gelişmiş , toplumlar içerisinde varlığını sürdüren ayrımlarda aynı yukarıdaki paragraftaki gibi insanların farklı gruplardan birisiyle olan iletişimini tahakküm altına alan düşünce ve beyan alışkanlıklarının etkisi altında kalabilmektedir . Farklı bir ırk , mezhep , renk , görüş , etnik grup gibi ayrımları barındıran insanlık , var oldukları toplumlar içerisinde kendi ait oldukları kesimin haklılıklarını ve üstünlüklerini nefsani olarak benliklerinde taşırlar . Karşılarındakilerle iletişim esnasında da nefsin hep bu aidiyet beyanlarının etkisi altındadırlar diğer bir değişle beyin aynı anda nefsin zihne yansımalarını da yönetmek zorunda kalır . Örneğin siyahlarla beyazların hep bir arada bir topluluk içerisinde bulunduğu bir ortamda televizyondan siyahların ne kadar cahil ve kaba oldukları konusunda bir beyan duyulsa o anda nefsani olarak siyahların zihnine beyazların da ne kadar zalim ve acımasız olduğu konusundaki algılar hucum edecektir . Bu andan itibarende o topluluk içerisinde söylenen her söz ve beyan nefsani bir tercümanlık aracılığı ile bu ana ayrım konusuyla ilişkilendirilmeye çalışılacak iki grup gönül aleminde siz , biz olarak bölünmüşlük noktasına getirilmeye çalışılacaktır . Bu konu aynı şekilde sizinde kendinizin farklı bir özelliğe sahip olan arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizde kendisini gösterebilir ve onunla sohbetlerinizin ana teması olarak beyinleri işgal eden bir bölünme senaryosu nefs tarafından uygulamaya sokulabilir .

Dört arkadaş bir arada olduğunuzu düşünün , ikisi çok eski arkadaşlar olsun diğer ikisi de akraba , bir anda zihnimizde bu eski arkadaşlarla akraba olan diğer ikisini birbirinden ayıran nefsani bir algı oluşur ki insan ne yapacağını bilemez , dört kişilik aslında iyi arkadaş olan gurup nefsani planda bölünmüştür . Hiç şüphe yok nefs şimdi ayırdıklarını da yarın birbirinden ayırmakta hiç bir beis görmeyecektir . Çünkü bu vehmim gerçek nedeni insanın toplumsallığından arındırılıp kendi isteği olan bireyselliğe yönlendirmektir . Yine mahallenizdeki arkadaşlarınızın toplandığı bir mekanda hasbelkader bir masada durumları ekonomik olarak iyi olanlarla diğerinde nispeten düşük olanlar yan yana gelsin . Nefs bu fırsatı asla kaçırmaz ve parçalanmışlık senaryosunu bir kez daha yazar , zihnimizde bölünmüşlük algısını seyrederiz . İşte bu sonu gelmez nefsani hallere karşı Allah ‘ ın El Cami ismini anarak bölünmüşlük ve kayıtsız kalma algılarını bertaraf etmeliyiz .