PAYLAŞ
El Aziz İsminin Yorumu

El Aziz İsminin Yorumu

İnsan oğlunun yaşam içerisindeki faaliyetleri sonucu elde edilen semereler , ürünler üzerinden nefsin kendisine pay çıkarma gayreti , bu sonuçların meydana gelmesindeki belirleyici etken olan El Aziz Allah ‘ ın hazırlamış olduğu sonsuz sebepleri kavrayamamanın bir tezahürüdür . Nefsin , hayatı elde etmek ve değiştirmek amacı ile girişilen çabaların sonuçlarını kendisine mal etme eğilimi onun maddi ve manevi olarak gerçekleştirilen tüm yaşamsal karşılıkları ben yaptım , ben meydana getirdim , ben gerçekleştirdim şeklinde ortaya çıkar . Bahsetmeye çalıştığımız bu sonsuz sebeplerden kasıt , insanın içine var olduğu tüm sosyal koşulların yine onun üzerindeki etkisi ve davranışlarının yaratıcı karşısındaki itibarıdır ki bunların tümü nihayetsiz bir ilimle işlenen takdirin sonucudur .

Bu kısa girişten sonra El Aziz çerçevesindeki nefsani eğilimin en belirgin yansımasını şöyle söylemek mümkün olabilir ; Hayatı elde etmek için girişilen maddi manevi çabaların sonucu elde edilen başarı sebebi ile nefsin bünyeyi kendisi ile övünme duygusuna sürükleme gayretidir . Bir önceki paragrafta ifade edilen nefsani ben yaptım yargısı ile birlikte içimizde beliren kendimizle övünme eğiliminin karşılığı ise bizim günlük dilde kullandığımız kibir duygusudur ki bu yine nefsin en önemli gafletlerinden olan fail olma yanılgısıdır . Yaşamı yada dünyayı elde etme isteği , nefsani eğilimlerden arındırıldığı takdirde insanoğlunun tabii ki en önemli faaliyetlerinden biridir ve bu sayede tüm gelişim sorumluluğunu yerine getirebilecek , doğa ve evrenle olan ilişkisini varlık alemini anlama konusunda biçimlendirecektir . Ancak nefis insanoğlunu bu konuda asla rahat bırakmaz ve kibrinin tatmini için yada El Aziz olan Allah’ın bu konudaki Kibriyasına sahip çıkarak fail benim demek için yine onun tüm tasarruflarını sınır tanımaksızın benlik meselesi yapmaya çalışacaktır . Eğer nefis bünyeyi kendi kibrine dair eğilimlerinin bir şekilde ortağı yapmakta sonuç elde ederse , yani başarılarla övünen bir insan yaratabilirse , bu safhanın bir ilerisi daha vardır . Bu nokta insanoğlunun en büyük düşmanı olan zalim nefsin zulüm eğilimidir .

İşte kendisinin kibrini tatmin etmek için dünyayı elde etmek amacı ile girişilmiş faaliyetler sonucu oluşan başarı ile övünerek zaten büyük bir yanlışlık içerisinde olan nefis bu noktada da durmayarak diğer insanların tüm haklarını göz ardı edip yine dünyevi maddi manevi değerleri elde ederken onlara zulmetme konusunda en küçük bir tereddüt göstermez . Bizler tabii ki maddi manevi dünyevi faaliyetlerimiz sonucu güçlü aileler kurmayı ve bu aileye ait her bir bireyin başarılarından mutlu olmayı , bilimsel çalışmalarımızın semerelerini , olumlu sonuçlarını görmeyi arzularız , ancak muhakkak ki yapmayacağımız bu sonuçları nefsimize mal ederek yada onun fail benim , ben yaptım şeklindeki övünme eğiliminin etkisi altında kalmamaktır . Buraya kadar anlatılmaya çalışılan bölüm nefsin kendisine ait olmayan bir üstünlük makamında yer tutmaya çalışması olarak belirmektedir . Başarı ile övünmek yada kendisini fail ilan etmek gibi yine hayatı elde etmek için girişilen çabalar sonucu meydana çıkan başarısızlıklar da insan bünyesinde iki ayrı duygusal sonuca neden olur . Bunlar isyan ve başarısızlık duygularıdır .

Aşağılanmayı kabul bölgesi olarak nefsani eğilimleri anlatmaya çalıştığımız bu ikinci bölgede nefis ki bunu yüce yaratıcının affına sığınarak söylüyorum , Allah ‘ a , en hafif deyimi ile sitemlerde bulunarak bünyeyi isyan duygusuna sürükler . İstediği sonuçları elde edemeyen nefsin yarattığı tüm isyan benzeri duyguların tümünün nedeni dünyayı istediği biçimde elde edememektir ve bu duyguyu çok iyi takip etmeliyiz . Başarısızlık duygusu ise nefsin bünyeye , çevre tarafından beğenilmeyen onaylanmayan bir çalışma ortaya koyduğumuz vehminin sonucu ” ben hiç bir şeyi beceremeyen bir varlığım ” şeklindeki beceriksizlik duygusal eğilimidir . Gerek üstünlük gerek aşağılanma çerçevesindeki bu algılar yalnızca nefsin El Aziz ismi çerçevesinde fail olma yanılgısının batıl birer vehmidir . İnsanoğlunun yaşamı boyunca girişeceği tüm faaliyetlerin sonucu , Allah ‘ ın bu isminin yansıması olan tüm sebeplerin yaratıcısı olma , diğer bir ifade ile olacakların faili olması hasebi ile yine onun hükmü altındadır ve bu konudaki izzet ve onur yalnızca ona aittir . Bizim sorumluluğumuz ise nefsimize kibrinin beklentisi olan fail olmayla övünmeyi kendisine ait batıl bir vehim olduğunu bu isim aracılığı ile hatırlatmak , onun tekamülüne katkıda bulunmaktır. MUHAKKAK Kİ DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR .