Algı Yönetimi

Algı Yönetimi

1142
0
PAYLAŞ
Algı Yönetimi

Algı Yönetimi

İnsanın , bir araya gelerek insan olduğunun farkına varmasına neden olan , manevi yönleri ve bu manevi olguların iç dünyasında oluşturduğu ilişkiler aleminin çözümlenmesi gereği , yine kendisini anlayabilmesinin yegane yoludur ve bunu algı yönetimi olarak tanımlayabiliriz .

Sorgulamamız gereken ve derinlerde gizli olan sonsuz meselemiz vardır . İnsanı kendi gerçeğinden uzaklaştırıp , varlık alemine yabancılaşmasını isteyen kıyaslar senaristinin diğer bir ifade ile benliğinin , kendi tatminlerini sağlama aldatmacası ile insandan sakladığı gerçekler nelerdir .

Bir insanın , kendi olanaklarından daha iyi gelire sahip olan çevresi içinde iken , kendisini hep bir gün dışlanabilecek olarak düşünmesi ve kendisini onlar açısından muhtemel bir sorun kaynağı olabilecek şekilde hissetmesindeki duygusal yanılgı , gerçeğin ne kadar karşılığı olan psikolojik bir haldir . Onlar beni aralarına almak istemezler ön yargısı ve dışlanmışlık duygusunun yazarı olan benlik , kendisini daha önce ayrılmış olduğu şehrin diğer yakasındaki eski ve orta halli arkadaşlarının arasına çaresizce atmak isterken beraberinde neyi götürmektedir ve bizden ne istemektedir . Gerçekte gönlümüze işlemeye çalıştığı , zenginlikler dünyasının bir yıldızı olamayacağına karar verdikten sonra yoksullar aleminin zavallı bir üyesi olmaya aday olurken , yaratıcının takdirinden ne kadar uzaklaştığımızın üstünü örtmektir . Algı Yönetimi benliğimizin bize yaptırmaya çalıştıklarına çözüm üretmek olmalıdır hiç kuşkusuz.

Allah , sizin için benliğe ait kıyaslar dünyasının üstünlükleri ve aşağılanmışlıkları yok hükmündedir derken , benliğin söz konusu yelpazenin her iki tarafına da sürekli meyledeceğini ve yasaklarına yaklaşmak için yine bu iki ucu kullanacağını bilmektedir . Kumar oynarken para kazanmayı hedefleyen benlik kendisine yeterli imkanın verilmediğini bahane edecektir , kazanırsa başkalarını ezmeyi planlar , kimsenin ulaşamayacağı bir yücelmeyi hayal eder , aslında bunların hepsi sonuçta üzüntüye sebep olmaktan başka işe yaramayan üstün olma ya da aşağılanmayı umursamama halleridir .

Benliğin duygusal hırçınlıklarının arkasında saklamaya çalıştığı , önce ilahi frekansın yorumcusu olan ruhun sesini ki bu şekilde mutlu olunamayacağını söyler her zaman , diyer yandan da yapmaya çalıştıklarının başka insanlar için ne ifade edebileceğini nasihat eden gönlün yakarışlarına kulak vermeyecektir bunun sebebi ise akla hareket sahası bırakmamak içindir . Çünkü sadece o , nefsin kıyaslarının arkasındaki senaryoyu tüm boyutları ile görebilir . Onun yücelme ihtirası sadece aklın değirmeninde öğütülebilir . Akıl benliğin tüm eğilimlerini sezebilecek özellikle var edilmiştir ve ilüzyonların içindeki tüm benlik yansımalarını görür .

Örneğin bizi şekilcilikle insanları değerlendirmeye yönlendiren benliğin ortaya koyduğu oyunu çözümleyecek olan da yine akıldır . Farklı bir dini inancın göstergesi olan giyinme şeklinin temsicisi bir kişi ile karşılaştığımızda , o kişinin tüm özelliklerini vehimler halinde zihnimizde canlandıran egonun yapmaya çalıştığını o an anlayabilecek tek varlığımız odur . Bu adamın dini , batıl vehimlerle dolu bir hurafedir , büyük bir ihtimalle karısına iyi davranmayıp , çocuklarının eğitimine önem vermiyordur ön yargılarını zihnimizden bir film şeridi halinde yayınlayan benliğin gayesini de ancak akıl kavrayabilecektir . Benliğin yaptığı gerçekte kıyastır ve kıyasları da ancak akıl çözümleyecektir . Bize düşen burada ön yargının kıyas temelli bir yaklaşım olduğunun farkına varmaktır ki bu da Algı Yönetimi ile mümkündür. 

İnsan psikolojisini , içinde yaşadığı farklı dünyaların etkileri ile biçimlendirmeyi kendisine görev bilen benlik , yine duyguların gerçeği ile kendisinin eğilimleri arasındaki çıkmaz sokaklarda ne yaptığını bilmez halde dolaşan insanı kurgularken , farkındalığın korkusu ile kavramlar ve duygular arasındaki kapının kapanmasını asla istemeyen şekilde yönetmek isteyecektir .

Benlik kendi gerçeğini insandan saklar , bunu bir kaç farklı konuyu ve aralarındaki bağlantıyı ilüzyonlarla örterek gerçekleştirerek yapar . Söz konusu konular şöyle sıralanabilir , öncelikle duygularımızı ifade etmekte kullandığımız kavramların insanın gerçek hislerini ne kadar tarif edebildiğidir ki her gerçek duygunun bir hikayesi olduğunu söyleyebiliriz , örneğin güç kavramının arkasındaki anlam çok kalabalık bir aileyi , gövde gösterisi manasında gücünün ve etkinliğinin insanda hissettirdikleri değildir , benlik gerçek gücü o ailenin halledebileceği meselelerdeki söz üstünlüğünde aramaktadır . İşte duygular ve kavramlar arasındaki bu ilişki şekli bir sözlük boyutunda gözden geçirilmelidir .

Son sözümüz tüm bu yelpazenin içindeki davranışlar alemine katılan insanın asla unutmaması gereken bir olgu üzerine olacaktır . O da hiç şüphesiz ki imandır yani kıyaslar sonucu üstünlüklere talip olmamamızı ve aşağılanmaları kabul etmememizi öneren yaratıcının takdirine saygımız .

Yazılarımda insan duygularının gerçek hikayesini ve kavramlar konusunda nasıl bir bilinç oluşturmamız gerekliliği hakkında yorumlar yapmaya çalışacağım .